Yazar arşivleri: savassakar

Mikro yöneticilerle çalışmak zordur

Eğer yöneticiniz bir “mikro yönetici” ise hayat sizin için gerçekten çekilmez demektir. Bu durumda en iyisi patronu değiştirmektir ama muhtemelen gerçekleşmez.

Bir mikro yönetici ile çalışıyorsanız yolunuzu nasıl bulacaksınız?

Remzi, Kağan’ın ofisine girip masasının yanındaki koltuğa oturdu. Bu arada telefon ile konuşan Kağan “Ben seni sonra ararım” diyerek telefonu kapattı. Sonra ilgisiz bir şekilde Remzi’ye dönerek “Evet?” dedi. Remzi: “Sami Bey her iş başvurusunu tek tek okumak ve her aday ile tek tek görüşmek istiyor ama yoğunluktan buna vakit bulacağını sanmıyorum” dedi.

“Evet Remzi, maalesef Sami bey bir mikro yönetici,” dedi Kağan. “Ama işin iyi tarafı biz buna mecbur değiliz”

Remzi güldü. “Hayır, biz zaten yapıyoruz o bir daha yapacak. Mikro Yönetci değil Nano Yönetici”

Hiç bir mikro yönetici için çalıştınız mı? Eminim şu anda ne demek istediğimi hiç anlamadınız. Mikro Yönetici’yi anlamak için size yardımcı olacak bazı işaretler var :

– Ne yapılması gerektiğini söyleyen ve son dakikada nasıl yapılacağına karışan

– İşi anlamanız için gerekli olan bilgiyi eksik yada yanlış veren

– Yapıcı müdahale için değil hata bulmak için rapor isteyen

– Gereğinden fazla detaya inerek darboğaz oluşturan

Eğer yöneticiniz mikro yönetici ise ne yapacaksınız? Eğer patronunuz mikro yöneticilikten gerçekten kurtulmak isteyip yardımınıza ihtyaç duyarsa bir şans var demektir. Yada yöneticinizin altına mikro yönetimi yapacak birinin bulunması gerekir.

Eğer bazı şeyleri aklınızda tutarsanız hayat sizin için daha kolay olacak;

Herkes acı hisseder

Mikro Yönetimler herkesi yaralar ve üzer. Buna Mikro Yöneticide dahildir. Başka mikro kararlarla acılarını dindirmeye çalışırlar ama sonuç nafiledir.

Problem problem değildir. Problemin üstesinden gelmek problemdir.

Mikro Yönetim bir tür kontrol yolu ise yöneticinizin neleri kontrol dışı algıladığını anlamaya çalışın. Bir şeyler ters gittiğinde çözmek için zaman isteyin.

Hala işiniz ile ilgili bir şeyler yapıyorsunuz

İşinizi seviyor musunuz? İşi mi? Ücretinizi mi?Hala özgür olduğunuz şeyler nelerdir? Sevdiğiniz şeyleri hayatınızı merkezine alın.

Her zaman seçim şansınız var

Hiçbir şirket vazgeçilmez değildir. Başka bir yerde çalışabilirsiniz. Seçim sizin.

Pygmalion* etkisi: bowling’de strike yapmak

Pygmalion priant Vénus d'animer sa statue, Jean-Baptiste Regnault

Eliz üzgün bir şekilde ofise döndü. Müdürü Altan ile 3. yıllık performans görüşmesini yapmış ve sadece “beklentileri karşılıyor” notu almıştı.

Aslında performansını %120 yapabileceği bir stratejisi olmamasına üzülüyordu. Aslında tam anlamıyla Pygmalion* Etkisi altındaydı. Pygmalion Etkisi, mitolojiden gelen ve kendi yarattığı heykele aşık olan bir kraldan esinlenerek kullanılan bir metafordur.

Aslında yöneticilerin çoğu Pygmalion Etkisi’nin farkındadırlar. Yani buradan kastım biz personelimizin performansını nasıl görüyorsak bu onun performansını aynı şekilde etkileyecektir. Çünkü zaten beklentilerimizi küçük ipuçları ve işaretlerle farkındalığımız oranında iletiriz. Çalışanlarımızda bu işaretleri ve ipuçlarını alarak ona göre davranırlar.

Öte yandan yöneticiniz sizden elinizden gelenin en iyisini istediğinde ve size güvendiği mesajı verdiğinde kendinizi çok iyi hissedersiniz. Aynısının tersini düşünün yöneticiniz sizi sizi bir “loser” yani sürekli kaybeden ve beceremeyen biri olarak görüp iş vermemesi durumunda ne hissederdiniz?

Aslında burada Pygmalion Etkisinden biraz daha fazlası söz konusu. Eğer yöneticiler düşük performanslı kişileri risk yaratabilecekleri yerlerde kullanırlarsa yüksek performanslı kişileri olumsuz etkilemiş olurlar. Bunu kişisel deneyimlerinizde de görebilirsiniz.

Birde yöneticinin olumsuz düşüncesini diğer çalışanlarda esas alıp ona göre davranırlar. Yukarıda bahsettiğim Eliz’e diğer iş arkadaşlarıda performansı düşükmüş gibi davranmaktadırlar. Öyle yada böyle ekip giderek Eliz’i uzaklaştırmaktadır. Güvenmedikleri için fikirlerine değer vermemekte, önerilerini yada uyarılarını dikkate almamakta ve katılımını red etmektedirler. Bu şekilde gelişen bir iç çatışma zamanla projeyi zedelemekte ve gecimelere sebep olmaktadır.

İşte bu yüzden Pygmalion Etkisi aynen bowling’de strike yapmak gibidir. (Bowling’de Strike yapmak tek bir atışta tüm topları devirmektir.)

Peki bir yönetici iseniz ve çalışanınız düşük performans gösteriyorsa ne yapacaksınız?

Önyargılardan Kaçının

Aslında performansını olduğundan daha düşük değerlendiriyor olabileceğinizi unutmayın. Kişisel performans değerlendirmeleri yaparken sadece geçerli dönemi dikkate alın, birkaç yıl öncesini dikkate almayın. Size başkalarından gelen faraza bilgieri dikkate alırken hassas davranın.

Bir şeyleri değiştirin — dikkatlice

Düşük performans söz konusu ise öncelikle bunu giderecek eğitim, yeniden görevlendirme, transfer gibi şeyleri düşünebilirsiniz. Düşük performanslıları bir ekibe dahil ederken yapacakları yada yapmayacakları şeyler konusunda dikkatli davranın.

Problemin köküne inin

İnsanların performansını değerlendirmek hiçte kolay bir iş değildir. Kişinin düşük performansının sebebi başkaları da olabilir. Bu yüzden düşük performansın sebeplerini inceleyin ve analiz edin. Eğer problemin kökünü bulursanız bu kökün yaratacağı diğer düşük performanslıları engellemiş olursunuz.

Sizlerden ricam birinin düşük performansını düşünürken ve buna göre davranırken strike yapmamanız. Çünkü geri alma şansınızda olmayacak.

Para kazandıracak cin fikirler – 3

Hep alışageldik yollarda kayboluyor insan. Belkide tam gözünün önündeki kapıyı göremiyor çıkmak için aydınlığa. Ben cin fikirler vererek belki sizlerdeki yaratıcılığı tetiklerim umuduyla paylaşıyorum bunları. Sakın kısa yoldan köşe dönme yolları diye yanlış anlaşılmasın aksine hepsi ciddi bir gayret ve çaba gerektiriyor. Ama yoruldum bakalım 4. yazı çıkacak mı merak ediyorum.

Bisikletle Şehir turu

Belki İstaNBUL için çok doğru bir öneri değil ama birçok şehrimizin coğrafi yapısı bisiklet turuna uygundur. Bir tur rehberi ile birlikte turistler bisiklet ile şehir turuna çıkarılabilir.

Bisikletlere reklam almak ve vermek

Bisiklet kullanımın yaygın olduğu yerlerde bisikletlere reklam alınabilir. Bisikletin orta gidonu ile pedal arasına yada arkasına alınabilir.

Eski bisikletlerden kiralamak

Nereden bulunur bilmiyorum ama eski model bisikletlerden bulsanız(ön küçük arka büyük tekerlek yada çift kişilik bisikletler vb.) ve bunları kiralasanız. Hatta zamanla eski araba kiralamaya kadar gidebilecek bir iş.

Eğlence danışmanlığı

İstanbul’da yavaş yavaş duyulmaya başlayan bir meslek. Bu danışmanlar evlilik yıldönümünüzde yada doğum gününüzde size güzel programlar hazırlıyorlar. Restaurantta yer ayarlamak, evden araba ile alınmak vb. Hatta evlenme, parti vb. organizasyonlarıda nahatar teslim hazırlayorlar. Her mekandan, mekanların menülerinden, nereler inb nereler out gibi bir çok bilgiye sahipler. Eğer böyle bir bilgi ve ilginiz var ise neden sizde eğlence danışmanı olmayasınız.

Yöneticiler için özel şoför

Bazen yöneticiler yada iş adamları belirli yerlere gitmek için şoför kiralamak isteyebilirler. Bir takım elbise ile ihtiyaç duyulduğunda şoför sağlama hizmeti verilebilir.

Otobüs’te spor salonu

Tır kamyonlarındaki dürümcüler çok tuttu. Artık her yerde görebiliyoruz. Eski bir otobüsü alıp içine koşu bandı ve birkaç spor aleti koyup deniz kenarında bir fitness salonu açmaya ne dersiniz? Hem her tarafı cam olduğu için fitness yapanlar sıkılmayacak hemde sporlarını yapmış olacaklar

Araba Oteli

Diyelimki tatile gideceksiniz. Arabanızı bırakabileceğiniz güvenli bir yer olsa. Hatta temizleyip arada bir çalıştıracak olsalar. Sadece uzun süreli yolculuklar için kiralanabilecek bir otopark projesi.

Şahsi araba kiralama

Yasal tarafını kestiremiyorum ama kendi arabanızı kiralayabileceğiniz bir model fena olmazdı değil mi?

Kadınlara özel taksi

Özellikle bayanların kendilerini rahat hissetmeleri ve güvende olmaları amacıyla bayan şoförlü ya da sadece bayanlara hizmet verilebilir.

Para kazandıracak cin fikirler – 2

Önerilere devam….

Bir Günlük Yaşam – Beceri Kursları

Özellikle uzman olduğumuz konularda profesyonel olarak para kazanırız. Yani elektronik mühendisi bir şirketin projalerinde, arge’sinde çalışır. Şimdi aynı elektrik mühendisinin bir günlük pratik ev elektroniği kursu verdiğini düşünün. İnsanlar evlerindeki elektrik ile ilgili yapabilecekleri temel bilgileri öğrenseler.

Uzmanlığın dışında hayatı kolaylaştıracak kurslar da önemli. Mesela eski sevgiliyi 24 saatte unutturma kursu, bebek bakımı, araba bakımı vb.

Hasta gruplarına sosyal faaliyetler

Birçok kronik hastalık mevcut. Genellikle ilaç firmaları kendi ilaçlarının reklamı adına hitap ettikleri gruplara yönelik organizasyonlar yapabiliyorlar. (Bende zamanında Multiple Sclerosis hastaları için yapılan Ata Demirer gösterisine gitmiştim.)

Her hasta grubunun hastalık özelliklerine göre özel organizasyonlar düzenlenmesi önemli bir olaydır. Bu konuyu geliştirersek araba sevenler yada pul kolleksiyoncuları için çeşitli organizasyonlar yapılması güzel olacaktır. Ne yapılabilir derseniz o insanları gündeme en çok oturmuş dizinin setine götürmekten tutun, pikniğe ve onlara seramik yapmayı öğretmeye kadar giden geniş bir yelpaze mevcut.

Arabalara yazı yazma, dövme yapma

Aslında amatörce ve çıkartma şeklindevar olan bir iş. Ama sizin yapmanız gereken gerçekten iyi bir resim yeteneğiniz varsa arabalara istenilen resmi yapmak. Sizin yaptığınız şey sadece o arabada ve tek olacak.

Telif Hakkı Olmayan Şeyleri Çoğaltma

Telif hakkı olmayan klasik eserleri yeniden bastırıp satabilirsiniz. Yada gutenberg.org’da yer alan bazı kişisel gelişim kitaplarını güncelleştirerek yeni birer kitap haline getirebilirsiniz. (Çiçek bakımı, yemek yapmada püf noktaları vb.) Bu tipte kitapların telif hakkı olmamasının sebebi çok eski olmalarıdır ama bazı konular zaten hiç değişmiyorlar.

Özellikle internette telif hakkı gerektirmeyen eski radyo ve TV programları, filmler bedava olarak bulunabiliyor.

Casus Yazılım Dedektifi

Çevrenizdekilere yani komşu ve mahallenizdekilere çok ucuz fiyata casus yazılım arama ve bulma hizmeti verebilirsiniz. Onların bilgisayarına casus yazılım bulma, reklam önleyici ve firewall kurabilirsiniz. Bunun için kullanabileceğiniz yazılımları biraz araştırma yaparak bulabilirsiniz.

Otopark Kartı

Bir kart çıkartarak otoparklarla anlaşabilir, bu kart için toplam park saati üzerinden otopark çevresindeki işyerlerine bir bedel ile satabilirsiniz.

Aynı kartı bir işyerinin, gelen misafirlerine kullandırması içinde alması sağlanabilir.

Özgüveninize saldırmalarına izin vermeyin!

ozguvenPatronunuzun ve bazen eşinizin ya da arkadaşlarınızın yorumları o gününüzün nasıl geçeceğini gösterir. Eğer kötü bir yorum alırsanız kızabilir, savunmaya geçebilir, sessizleşebilir ve hatta küsüyor olabilirsiniz.

Peki bu tip şeyler ne zaman oluyor? Ya siz bir şeyleri iyi yapmadığınızda ya da patronunuz iyi olmadığında…Eğer patronunuz her gününüzü kabusa çevirecek kadar negatif olsaydı ne yapardınız?

Rezzan işi bırakmayı denedi. Dışarıya yağan kara doğru baktı. Belkide biraz daha direnmeliyim diye düşündü. Paltosunu aldı ve kısa bir yürüyüş yapmak için dışarı çıktı. Öğle tatilinden biraz önce çıkıp biraz yürüyecek ve kimse farketmeyecekti. Biraz yalnız kalmaya ihtiyacı vardı.

“Belkide başka bir iş bulana kadar sesimi çıkarmamalıyım” diye düşünüyordu. “Gider gitmez cv’mi güncelleyip tüm tanıdıklarıma göndereyim, kariyer sitelerine başvurumu yapayım.” diye geçirdi içinden karda kaymamaya çalışırken.

Emre, Rezzan’ı 2 sene önce işe almıştı. “Yaptığım her işi küçümsedi.” diye düşündü Rezzan. Her defasında duygusal davranıyor, savunmaya geçiyor ve fazla reaksiyon gösteriyordu. Ama şimdi çok daha etkin bir yol seçmişti. Sakinleşebileceği ve yalnız kalıp düşünebileceği bir saatlik bir yalnızlık.

Eğer kendimize böyle sakin ve yalnız bir ortam yaratabilirsek özgüvenimizi tekrar güçlendirebiliriz. Ama öncelikle bazı noktaları belirtmem lazım;

Kimse sizin işinizi küçümseyemez

Yaptığınız iş mutlaka büyük resimde anlamlı bir yere oturuyordur. Bir geminin makinisti ile kaptanı, garsonu ile muhasebesi hepsi bir arada anlamlıdırlar. Eğer işinize ilişkin yorum yapıyor ama işinizi değiştirmiyorlarsa korkmayın, hata sizde değil.

Sadece kendinizi siz küçümseyebilirsiniz.

Size kim ne derse desin yine siz olacaksınız. Başkalarının sözleri sizi siz olmaktan çıkaramaz.

Küçümsendiğinizi hissettiğinizde sorumluluk alın

Küçümsenmek önemli değildir bunu kabullenmek önemlidir. Eğer duygularınızı kontrol edebilirseniz hem küçümsenmeyi haklı çıkaracak hataları yapmazsınız hemde kendinizi daha iyi hissedersiniz. Ve eğer bir şeyi kontrol edebiliyorsanız değiştirebilirsiniz demektir.

Sizi sevenleri hatırlayın

Arka arkaya kötü şeyler olduğunda kendini kötü hissetmek kolaydır. Bu yüzden bu tip durumlarda ister alyansınıza, ister çocuğunuzun resmine ister güzel bir manzara resimne bakın ve güzel şeyler hayal edin. Sizi seven ve sizin özgüveninizi bilen insanları düşünün. Patronunuz üzerinize geldiğinde bu iyi şeyleri düşünerek kendinizi kötü hissetmekten kurtarmaya çalışın.

Başkaları her ne derse desinsizi kendine has dünyada tek bir kişi olmaya devam edeceksiniz. Sizin için anlamı olan ve sizi seven, sizin sevdiğiniz insanlar kim ne derse desin her zaman olacaklar.

Para kazandıracak cin fikirler – 1

Eminim bir çoğunuzun aklından daha fazla yada alternatif para kazanma yolları geçiyordur. Aslında gerçekten bir şeye odaklanan ve gerçekten isteyen için bir çok yol mevcut. Umarım aşağıdaki önerilerim işinize yarar. Benim açımdan işinize yaraması, uygulamanız yada size en azından başka konuda ilham vermesi olacaktır.

Öneri 1 – Kendi Gazetenizi çıkarın

Gazete çıkarmak normal bir gazete çıkarma prensibi ile yanıdır. Basit olarak; gazete tanesi çok ucuza basılan ancak içine yüksek bedellerle reklamlar alınarak kara geçilen bir model. Her ne kadar Türkiye’de tek bir gazete dışında oturmamışsa da “abonelik” satışı da gazete için önemli bir unsur.Son dönemde çeşitli merkezlerde ABD’de olduğu gibi dağıtılan bedava gazetelerin incelediğimde hiçte fena olmadıklarını ve bu gazeteleri alanlar için güzel içerik taşıdığını farkettim.

Önerim şu: Oturduğunuz mahalle, tatil sitesi, kasaba vb. için bir yerel gazete çıkarmak. Eğer bulunduğunuz yerdeki tüm oturanlara ulaşabilecek(evlerin kapısının altından atmak, cami çıkışlarında dağıtmak, market vb. yerlerden bedava alınmasını sağlamak vb.) bir gazete çıkarırsanız yine yerel esnaf tarafından o bölgedeki herkese ulaşabileceğiniz için reklam alabilirsiniz. Gazetenin formatı sadece okunabilecek şekilde düzgün olmaldır, piyasadaki gazeteler gibi büyük değil.

Yada spesifik bir gazete olacak: hayvan sahipleri için, çiçek severler için, sudoku oynayanlar için vb.

Unutmayın: Siz günlük haberin okunduğu büyük gazeteler ile rekabet etmeyeceksiniz.

Öneri 2 – Kaza Kılavuzları

Bu öneri aslında biraz avukatlara yönelik. Bir kitapçık düşünün içinde kaza durumunda ne yapılacağı, ilk yardım, kaza oluşmaması için alınacak önlemler, hastahane ve acil servis numaraları, bu tip durumlarda sigortadan nasıl yararlanılabileceği ve hukuki olarak yapılabilecekler yer alacak.

Aslında ihtiyaç olduğunda nasıl avukata gidileceğini anlatan ve herkesin elinin altında olması gerekenbir kitapçık olacak. Bedava olarak dağıtılacak ve kitapçığa bir sponsor bulanarak kar elde edilecek.

Ayrıca kolay anlaşılır hukuki kılavuzlar insanların yasal yolladan haklarını nasıl arayabilecekleri vb. konularda aydınlatıcı küçük el kitapçıklarıda düşünülebilir.

Öneri 3 – Enteresan Kart Programları Üretmek

Örneğin hayvanseverler diye bir kart programı başlatıp bu karta sahip olanların bu konuda bir çok yerde indirim, taksit vb. alması sağlanabilir. İndirim veren yerden bu konuda tanıtımını yapmak için ve programın devamı için destek alınabilir ve gelir modeli yaratılır.

Aslında bu tip uygulamalar taraftar kartı ve kredi kartı birleşimi olarak uygulandı ama benim burada kastettiğim çok daha niş ve küçük, spesifik ilgi gruplarına yönelik uygulamalar.

Öneri 4 – Takip Servisi

Şimdi diyelim ki bir kuaföre gittiniz saçınızı yaptırdınız yada ayakkabı mağazasına gidip beğendiğiniz bir ayakkabı aldınız. Aradan bir süre geçikten sonra bu mağaza sizin tekrar geri gelmeniz için bir şey yaptı mı? İşte takip servisi bir mağaza yada işletmenin gelen müşterilerinin daha sonra aranması, onlara yeniliklerin haber verilmesi vb. takip işini yürütür. İnanın bu işe ikna ettiğiniz mağazaların işinin de ikiye katlandığını görebilirsiniz.

Öneri 5 – 2. El Satışı

Bu öneriyi çok sık dile getiriyorum ama pes etmeyeceğim:) Çevrenizdeki kullanılmış eşyaları(bilgisayar, cep telefonu vb.) satın alıp açık artırma sitelerinden satabilirsiniz. (Ör. Gittigidiyor.com, hemalhemsat.com, nevaria.com vb.)

Öneri 6 – Merhaba Servisi

Diyelim ki mahallenize sokağınıza ya da yaşadığınız siteye yeni biri taşındı. Siz çevredeki lokanta, market, kuru temizlemeci vb. tüm esnaftan alacağınız küçük bir bedel kaşılığı bu yeni taşınan kişiye “hoşgeldin” ziyareti yapıp o bölgede neyi nereden alması ve yapması gerektiğini anlatabilirsiniz. Bu hizmeti özellikle elektrik, su ve gaz idaresinin nerede olduğu dahil olmak üzere yapılması benim çok hoşuma giderdi doğrusu. Ayrıca site yönetimleri de bu tipte kılavuzları esnafı sponsor ederek hazırlatıp yeni taşınanlara verebilirler.(Böyle site dergileri mevcut)

Öneri 7 – Bedava Tebrik Kartları

Aslında bununla ilgili İstanbul’da çeşitli örnekler mevcut ama ben başka bir şey önereceğim. Örneğin bir okuldaki resim yarışmasının birincilerini tebrik kartına basıp okul yararına okul içerisinde satmayı okul yönetimi düşünebilir. Bir işletme kendi ürün ve dükkanı ile ilgili görsellerden tebrik kartı yaptırıp dağıtmak isteyebilir. Bir çocuk annesine ve babasına kendi resmi olan bir tebrik kartı göndermek isteyebilir. Aslında ihtiyacınız olan küçük bir dükkan, bir yazıcı.

Öneri 8 – Günlük Çocuk/Yaşlı Bakımı

Sizin kendi çevrenizde rahatlıkla yapabileceğiniz bir hizmet. Gece bir yere giden ebeveynlerin çocuklarına birkaç saatliğine göz kulak olmak. Buada çocuk, yaşlılar ve hatta hayvanlar bile söz konusu olabilir. Böyle bir şey yaparsanız daha önce baktığınız kişileri referans olarak vermeyi unutmayın.

Sizin de böyle önerileriniz varsa neden paylaşmıyorsunuz?

Kimseye söylemeyeceğine söz vermiştin!

Birgün öğle yemeğinde yakın bir arkadaşınızla berabersiniz ve suratı bir karış. “Hayrola?” diyorsunuz, “Kimseye söylemeyeceğine söz vermiştin” diyor ve işte burada problem başlıyor.

Bu arkadaşınız size muhtemelen geçmişte şöyle bir şey sormuştu: “ Sana bir şey anlatacağım ama kimseye söylemeyeceğine söz ver. Tamam mı?” Sizde çok düşünmeden kabul etmiştiniz. Ve belkide aynı hikayeyi başka birinden duymuştunuz. Yani aslında size anlatılanlar zaten başka kulaklara başkaları tarafından çoktan fısıldanmıştı. Fakat siz bu konuyu duyduğunuzu size daha önce anlatan kişiyi deşifre etmemek için belli etmediniz ve sabırla bilmiyormuş gibi dinlediniz.

İşte size şimdi kötü bir senaryo çizeceğim: Bir toplantıda oradakilerden birisi size bu konuda bir şey bilip bilmediğinizi sordu. Ne diyeceksiniz? Bildiğinizi inkar mı edeceksiniz? Verdiğiniz sözden mi döneceksiniz? Eğer bildiğinizi reddederseniz yalancı olacak şirketin size olan güveni sarsılacak, reddetmezseniz hain olup arkadaşınızla aranız bozulacak..

Kişisel ve kurumsal durumları birbirinden ayırmak önemlidir. Eğer birisi sizinle kişisel bir bilgisini paylaşıyorsa sonuna kadar bu bilgiyi saklamalı ve onun size duyduğu güveni boşa çıkarmamalısınız. Ama kurumsal bir şey söz konusunda –ki bu tip bilgiler çok nadir olarak “gizli” olup aslında “erken uyarı” nitelikleri vardır.(Şirket içi bilgiler kasıtlı yada bilmeden sızsa bile çoğunlukla gerçekleşecek bir şeyin haberini içerirler.) Yapmanız gereken şirket içi politikaları kollayıp kendinizi güvenli hissettiğiniz noktada doğru kişiye anlatmanın bir yolunu bulmaktır.

Ne yapacaksınız?

Size sırrını açan kişi ile belirli noktaları baştan belirlemeniz en akıllıcası olur.

Zaman Sınırı

Belirli bir süreden sonra bu konuda konuşup konuşamayacağınızı sorun. Mümkün olduğunca kısa bir süre bu bilgiyi saklamak zorunda kalmaya çalışın.

Belirli birine yada kısmını anlatabilme

Bu konuda kimlerle konuşabileceğinizi sorun. Belkide acil bir durumda ilk kiminle paylaşabileceğinizi sormanız daha iyi olabilir.

Başkalarından Duyma

Eğer başkalarından da bu konuda bir şey duyarsanız rahatlıkla konuşabileceğinizi belirtin. O konunun başkalarınca biliniyor olması durumunda eğer inkar ederseniz yalancı durumuna düşebileceğinizi belirtin.

Daha farklı yöntemlerde bulabilirsiniz. Bulursanız buradan benimle paylaşmanızı çok isterim.

Ayrıca bu yazı gizli bir yazı değildir. İstediklerinizle paylaşabilir, anlatabilirsiniz.

Anlayana e-posta etiği!

Email-EtiquetteHer gün onlarca e-posta alıyorum. Bazı mesajları görünce çok sinirleniyorum. Özellikle insanların iyi niyetlerini kullanarak onları istismar eden ve bundan keyif duyanların gönderdiği mesajlar hakkında arkadaşlarımı hep uyarmaya çalışıyorum.

Şimdi eposta etiği ile ilgili dikkat edilmesi gereken birkaç noktanın altını çizmek istiyorum:

1. Eğer birden fazla kişiye eposta gönderecekseniz, göndereceğiniz kişilerin eposta adreslerini Bcc: bölümüne yazın. Böylelikle bir kişinin eposta adresini diğer kişinin görmemesini sağlar, kişisel bilgisini korumuş olursunuz. Hiç kimse eposta adresini yabancıların görmesini ve hatta bu yabancılarında kendisine mesaj göndermesini istemez.

2. Mesajınızın konu (subject) alanında mesajın içeriği ile ilgili açıklayıcı kısa ve net bir bilgi olmalıdır. Böylelikle mesajı gönderdiğiniz kişi mesajı açmadan içindekini anlayabilir. Konu alanına mesaj YAZILMAZ.

3. Herkesin sizin gibi iyi bir internet bağlantısı olduğunu düşünmeyin. (Çoğunlukla şirket çalışanlarının yaptığı bir hatadır bu) Eğer büyük dosyalar gönderirseniz gönderdiğiniz kişinin bu dosyayı bilgisayarına indirmesi çok vaktini alabilir. Mümkünse dosyanın linkini gönderin.

4. Eğer 2’den fazla dosya göndermeyi planlıyorsanız tek bir dosyada toplayıp sıkıştırma programları ile sıkıştırın (zipleyin) (www.winzip.com)

5. Sarhoşken ya da moraliniz çok bozuk iken mesaj yazmayın. İçinde bulunduğunuz durum mesajınıza yansıyıp gönderdiğiniz kişileri rahatsız edebilir.

6. “Okundu” mesajı talep etmeyin. İnsanların sizin gönderdiğiniz mesajları neden geç okuduğu konusunda karamsar varsayımlar yapmayın.

7. Şahsınıza gönderilmiş mesajları mutlaka mesajın orijinali altta kalmak kaydı ile yanıtlayın. Mesajı gönderen yanıt vermenizden memnun olacaktır.

8. Mesajınızı kısa ve vurgulamak istediğiniz noktaya odaklayın. Zaman en kıymetli hazinedir, hem sizin için hemde diğerleri için.

9. Yazdığınızı okumadan ASLA göndermeyin. Yazıdaki hatalar ya da devrik cümleler ciddiyetsizliği gösterir.

10. Eğer bir eposta grubuna dahilseniz mesajlarınızda telefon bilginizin bulunmamasına dikkat edin. Ya da size gönderilmiş bir mesajı başkalarına yönlendirecekseniz mesajı gönderenin kişisel bilgilerini mutlaka silin.

Her ne kadar azalmış olsada uyarmadan edemeyeceğim. Mesajı gönderenin dikkatli olması lazım. Bazen bir kan arama mesajı ama 1 yıl öncesine ait, bunu arkadaşlarına yönlendirirsen para kazanacaksın diyen e-posta adresi hırsızları, 10 kişiye gönderirsen dileğin gerçekleşecek diyenler ve daha bir sürü yalan mesajlar.

Firmalar krizde büyük hatalar yapmaktan nasıl korunabilirler?

Herhangi bir ürünü piyasaya sürmeden önce test ederiz, aldığımız yeni bir ürünü test ederiz ama yeni bir organizasyonel yapıya geçtiğimizde bunu test etmeyiz. Kriz kapıya dayandığı diye düşünerek aldığınız acil aksiyonların sonuçlarını değerlendirdiniz mi?

Eğer çalıştığınız kurumda kompleks bir organizasyonel değişiklik yapılıyorsa bazı sıkıntıların doğması kaçınılmazdır. Halbuki bazı yöntemler sizin yapacağınız değişikliğin olağan sonuçları hakkında size fikir verebilirler. En iyi uygulama simulasyondur.

Bir çok firma durgunluğu yaşamaya başladı tabir yerindeyse kasise denk geldiler. Yani hızlı giderlerken birden hız kesmeleri gerekti ve karlar düşmeye başlamıştı. Önce küçülmeyi deneyecekler ama sonrasında organizasyonla beraber ücretleri de düşürmeye çalışacaklar.

Bu arada havuç taahhüt etmeyi de unutmayacaklar. Eğer şirket hedeflerini yakalarsa prim dağıtacaklar, tüm çalışanların aynı zamanda pazarlamacı olarakta şirkete destek vermeleri gerektiği vurgulanacak.

Yıllık hedeflere ilişkin sonuçlar açıklanmadan önce şirket yönetimi emekliliği yaklaşmış olanları emekli olmaya çağıracak. Şirketten birileri ortaya çıkıp şu soruyu soracak: Bir sürü insanı emekliye ayırdığınız için hedefi tutturmamızı imkansız hale getirdiniz. Bu prim verilmeyecek anlamına mı geliyor?

Yöneticiler eğer bu soruya evet derlerse iyi çalışanlarını kaybedeceklerini bilirler. “Üzerinde çalışıyoruz, ben size bilgi vereceğim” tarzında zaman kazanmaya çalışacaklar. Çünkü hem kimseyi kaçırmamak hemde bir yandan dağıtılacak primi orantılı olarak nasıl azaltabileceklerini bulmaları gerekecek.

Şirketler kriz dönemlerinde ciddi hatalar yapabilirler. Ürünlerini test etmeden piyasaya sürmezken organizasyonel değişmeyi test etmemek akıllıca değildir. Bu yüzdende yapılan değişikliğin hatası bir çok açıdan pahalıya ödenir. Bu riski minimize etmenin yolu ise simule ederek olası hataları görmeye çalışmaktır.

Simulasyonlar — bazen “oyun” da denebilir — gerçekle paralel götürülmesi gereken uygulamalardır. Eğer uygulamanın olası hatalı sonuçlar ciddi bir maliyet yaratacaksa yapılması elzemdir. Bu yüzden özellikle askeriye tatbikat yapar, birçok ilaç önce laboratuvar, sonra hayvanlar ve en son insanlar üzerinde denenir.

Simulasyonların gerçekçi olmaları için iyi planlanmaları gerekir. Mümkünse bu simulasyonu iyi ve tecrübeli bir eğitimci yada danışmanla yapmakta fayda vardır. Simulasyonları süreç tasarımlarında, proje planlamada, test planlamada, reorganizasyonlarda, birleşmelerde, küçülmelerde ve şirket alımları gibi her konuda yapmak mümkündür. Simulasyonları daha küçük bir grup ile şirket ılında yapmakta güvenlik açısından yararlı olabilir.

Siz çalıştığınız şirkette nelerin simule edilmeden hayata geçirilmemesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

Şirketlerde ve projelerde fotoğraf albümü hazırlamak

Geleneksel aile albümü gibi birim / proje vb. fotoğraf albümleri proje ekibinin / birim elemanlarının resimlerini, yaşanan olaylara ilişkin bilgileri ve toplantıları kapsayacaktır. Bu albüm bağlantıları güçlendirecek, ekibin bir aradalığını sağlamlaştıracak, ve hazırlandığı kadar da neşeli olacaktır.

İş arkadaşlarımızla aylarca ve hatta yıllarca bir arada çalışınca ailemizde olduğu gibi çeşitli heyecanlar,üzüntüler, sevinçler yaşarız. Bu tipte bir ailenin kendi için yarattığı bir tarih belgesi çok etkili olacaktır. Tek fark proje ekibi/birim elemanları zaman içerisinde coğrafik olarak dağılırsa albümün kolaylıkla paylaşılamayacağı düşünülebilir ama internet bu konuda imdada yetişecektir.

Hayatta küçük şeyler bizi birbirimize bağlar. Bir tekne gezisinde yada mangalbaşında yenilen güzel bir yemekte çekilen fotoğraflar gibi. Eğer Pelin’in her hafta bir puzzle bitirdiği biliniyorsa ve Pelin bunu fotoğraflıyorsa / çerçeveletiyorsa, yada Mehmet fıkraları ile ünlü ise ve arkadaşlarına hergün bir fıkra anlatıyorsa tüm bunları bir şekilde arşivlemek mümkün olacaktır.

Internet’inizde herkesin odasını ve oturma planını resmedebilirsiniz. Ya da herkesin diline düşmüş bir olay var ise bunuda yazabilir ya da resimleyebilirsiniz ki böylelikle herkesin ne konuşulduğundan haberi olsun. Özlü ya da komik sözler fotoğraflardan daha etkili olabilecektir.

Albümünüzün gerçekten organizasyonel bir değer yaratması pozitif bir iş kültürü yayması ile gerçekleşebilecektir. Bu konuda birkaç yol vardır:

Daha iyi iletişim
Geniş ve dağıtılmış ekiplerde bazen birbirleri ile hiç tanışmamış kişiler olabilmektedir. Böyle bir albüm kişilerin birbirlerini tanımalarına yardımcı olacaktır. Sadece telefon ve email ile görüştüğünüz kişilerin neye benzediğini görmek gerçekten şaşırtıcı bir deneyim olacaktır.

Önemli hatıralar
Eğer projenize bir başlangıç toplantısı yaptıysanız, yada ekibi bir araya getirecek özel yemek düzenlediyseniz bunları fotoğraflamak daha sonra geri dönüp baktığınızda pozitif duygular hissetmenizi sağlayacaktır.

Üretken toplantılar
Eğer ekip bir araya gelemiyor, bir arada çalışma şansını bulamıyorlarsa onlar için en iyisi böyle bir albüme erişmek olacaktır. Diğer oyuncuların ve çalışılan yerlerin neye benzediğini görmek, yemek yenilen yerleri görmek faydalı olacaktır.

Resmedilmiş Tarih
Özellikle büyük projeler bittiğinde projede yer alanların isimlerini yada resimlerini bir araya getirmek çok zordur. Daha sonra tekrar proje ekibini bir araya getirmek gerektiğinde proje albümü hafızanızı yenilemek adına faydalı olacaktır.