Kategori arşivi: Genel

Para kazandıracak cin fikirler – 2

Önerilere devam….

Bir Günlük Yaşam – Beceri Kursları

Özellikle uzman olduğumuz konularda profesyonel olarak para kazanırız. Yani elektronik mühendisi bir şirketin projalerinde, arge’sinde çalışır. Şimdi aynı elektrik mühendisinin bir günlük pratik ev elektroniği kursu verdiğini düşünün. İnsanlar evlerindeki elektrik ile ilgili yapabilecekleri temel bilgileri öğrenseler.

Uzmanlığın dışında hayatı kolaylaştıracak kurslar da önemli. Mesela eski sevgiliyi 24 saatte unutturma kursu, bebek bakımı, araba bakımı vb.

Hasta gruplarına sosyal faaliyetler

Birçok kronik hastalık mevcut. Genellikle ilaç firmaları kendi ilaçlarının reklamı adına hitap ettikleri gruplara yönelik organizasyonlar yapabiliyorlar. (Bende zamanında Multiple Sclerosis hastaları için yapılan Ata Demirer gösterisine gitmiştim.)

Her hasta grubunun hastalık özelliklerine göre özel organizasyonlar düzenlenmesi önemli bir olaydır. Bu konuyu geliştirersek araba sevenler yada pul kolleksiyoncuları için çeşitli organizasyonlar yapılması güzel olacaktır. Ne yapılabilir derseniz o insanları gündeme en çok oturmuş dizinin setine götürmekten tutun, pikniğe ve onlara seramik yapmayı öğretmeye kadar giden geniş bir yelpaze mevcut.

Arabalara yazı yazma, dövme yapma

Aslında amatörce ve çıkartma şeklindevar olan bir iş. Ama sizin yapmanız gereken gerçekten iyi bir resim yeteneğiniz varsa arabalara istenilen resmi yapmak. Sizin yaptığınız şey sadece o arabada ve tek olacak.

Telif Hakkı Olmayan Şeyleri Çoğaltma

Telif hakkı olmayan klasik eserleri yeniden bastırıp satabilirsiniz. Yada gutenberg.org’da yer alan bazı kişisel gelişim kitaplarını güncelleştirerek yeni birer kitap haline getirebilirsiniz. (Çiçek bakımı, yemek yapmada püf noktaları vb.) Bu tipte kitapların telif hakkı olmamasının sebebi çok eski olmalarıdır ama bazı konular zaten hiç değişmiyorlar.

Özellikle internette telif hakkı gerektirmeyen eski radyo ve TV programları, filmler bedava olarak bulunabiliyor.

Casus Yazılım Dedektifi

Çevrenizdekilere yani komşu ve mahallenizdekilere çok ucuz fiyata casus yazılım arama ve bulma hizmeti verebilirsiniz. Onların bilgisayarına casus yazılım bulma, reklam önleyici ve firewall kurabilirsiniz. Bunun için kullanabileceğiniz yazılımları biraz araştırma yaparak bulabilirsiniz.

Otopark Kartı

Bir kart çıkartarak otoparklarla anlaşabilir, bu kart için toplam park saati üzerinden otopark çevresindeki işyerlerine bir bedel ile satabilirsiniz.

Aynı kartı bir işyerinin, gelen misafirlerine kullandırması içinde alması sağlanabilir.

Para kazandıracak cin fikirler – 1

Eminim bir çoğunuzun aklından daha fazla yada alternatif para kazanma yolları geçiyordur. Aslında gerçekten bir şeye odaklanan ve gerçekten isteyen için bir çok yol mevcut. Umarım aşağıdaki önerilerim işinize yarar. Benim açımdan işinize yaraması, uygulamanız yada size en azından başka konuda ilham vermesi olacaktır.

Öneri 1 – Kendi Gazetenizi çıkarın

Gazete çıkarmak normal bir gazete çıkarma prensibi ile yanıdır. Basit olarak; gazete tanesi çok ucuza basılan ancak içine yüksek bedellerle reklamlar alınarak kara geçilen bir model. Her ne kadar Türkiye’de tek bir gazete dışında oturmamışsa da “abonelik” satışı da gazete için önemli bir unsur.Son dönemde çeşitli merkezlerde ABD’de olduğu gibi dağıtılan bedava gazetelerin incelediğimde hiçte fena olmadıklarını ve bu gazeteleri alanlar için güzel içerik taşıdığını farkettim.

Önerim şu: Oturduğunuz mahalle, tatil sitesi, kasaba vb. için bir yerel gazete çıkarmak. Eğer bulunduğunuz yerdeki tüm oturanlara ulaşabilecek(evlerin kapısının altından atmak, cami çıkışlarında dağıtmak, market vb. yerlerden bedava alınmasını sağlamak vb.) bir gazete çıkarırsanız yine yerel esnaf tarafından o bölgedeki herkese ulaşabileceğiniz için reklam alabilirsiniz. Gazetenin formatı sadece okunabilecek şekilde düzgün olmaldır, piyasadaki gazeteler gibi büyük değil.

Yada spesifik bir gazete olacak: hayvan sahipleri için, çiçek severler için, sudoku oynayanlar için vb.

Unutmayın: Siz günlük haberin okunduğu büyük gazeteler ile rekabet etmeyeceksiniz.

Öneri 2 – Kaza Kılavuzları

Bu öneri aslında biraz avukatlara yönelik. Bir kitapçık düşünün içinde kaza durumunda ne yapılacağı, ilk yardım, kaza oluşmaması için alınacak önlemler, hastahane ve acil servis numaraları, bu tip durumlarda sigortadan nasıl yararlanılabileceği ve hukuki olarak yapılabilecekler yer alacak.

Aslında ihtiyaç olduğunda nasıl avukata gidileceğini anlatan ve herkesin elinin altında olması gerekenbir kitapçık olacak. Bedava olarak dağıtılacak ve kitapçığa bir sponsor bulanarak kar elde edilecek.

Ayrıca kolay anlaşılır hukuki kılavuzlar insanların yasal yolladan haklarını nasıl arayabilecekleri vb. konularda aydınlatıcı küçük el kitapçıklarıda düşünülebilir.

Öneri 3 – Enteresan Kart Programları Üretmek

Örneğin hayvanseverler diye bir kart programı başlatıp bu karta sahip olanların bu konuda bir çok yerde indirim, taksit vb. alması sağlanabilir. İndirim veren yerden bu konuda tanıtımını yapmak için ve programın devamı için destek alınabilir ve gelir modeli yaratılır.

Aslında bu tip uygulamalar taraftar kartı ve kredi kartı birleşimi olarak uygulandı ama benim burada kastettiğim çok daha niş ve küçük, spesifik ilgi gruplarına yönelik uygulamalar.

Öneri 4 – Takip Servisi

Şimdi diyelim ki bir kuaföre gittiniz saçınızı yaptırdınız yada ayakkabı mağazasına gidip beğendiğiniz bir ayakkabı aldınız. Aradan bir süre geçikten sonra bu mağaza sizin tekrar geri gelmeniz için bir şey yaptı mı? İşte takip servisi bir mağaza yada işletmenin gelen müşterilerinin daha sonra aranması, onlara yeniliklerin haber verilmesi vb. takip işini yürütür. İnanın bu işe ikna ettiğiniz mağazaların işinin de ikiye katlandığını görebilirsiniz.

Öneri 5 – 2. El Satışı

Bu öneriyi çok sık dile getiriyorum ama pes etmeyeceğim:) Çevrenizdeki kullanılmış eşyaları(bilgisayar, cep telefonu vb.) satın alıp açık artırma sitelerinden satabilirsiniz. (Ör. Gittigidiyor.com, hemalhemsat.com, nevaria.com vb.)

Öneri 6 – Merhaba Servisi

Diyelim ki mahallenize sokağınıza ya da yaşadığınız siteye yeni biri taşındı. Siz çevredeki lokanta, market, kuru temizlemeci vb. tüm esnaftan alacağınız küçük bir bedel kaşılığı bu yeni taşınan kişiye “hoşgeldin” ziyareti yapıp o bölgede neyi nereden alması ve yapması gerektiğini anlatabilirsiniz. Bu hizmeti özellikle elektrik, su ve gaz idaresinin nerede olduğu dahil olmak üzere yapılması benim çok hoşuma giderdi doğrusu. Ayrıca site yönetimleri de bu tipte kılavuzları esnafı sponsor ederek hazırlatıp yeni taşınanlara verebilirler.(Böyle site dergileri mevcut)

Öneri 7 – Bedava Tebrik Kartları

Aslında bununla ilgili İstanbul’da çeşitli örnekler mevcut ama ben başka bir şey önereceğim. Örneğin bir okuldaki resim yarışmasının birincilerini tebrik kartına basıp okul yararına okul içerisinde satmayı okul yönetimi düşünebilir. Bir işletme kendi ürün ve dükkanı ile ilgili görsellerden tebrik kartı yaptırıp dağıtmak isteyebilir. Bir çocuk annesine ve babasına kendi resmi olan bir tebrik kartı göndermek isteyebilir. Aslında ihtiyacınız olan küçük bir dükkan, bir yazıcı.

Öneri 8 – Günlük Çocuk/Yaşlı Bakımı

Sizin kendi çevrenizde rahatlıkla yapabileceğiniz bir hizmet. Gece bir yere giden ebeveynlerin çocuklarına birkaç saatliğine göz kulak olmak. Buada çocuk, yaşlılar ve hatta hayvanlar bile söz konusu olabilir. Böyle bir şey yaparsanız daha önce baktığınız kişileri referans olarak vermeyi unutmayın.

Sizin de böyle önerileriniz varsa neden paylaşmıyorsunuz?

Firmalar krizde büyük hatalar yapmaktan nasıl korunabilirler?

Herhangi bir ürünü piyasaya sürmeden önce test ederiz, aldığımız yeni bir ürünü test ederiz ama yeni bir organizasyonel yapıya geçtiğimizde bunu test etmeyiz. Kriz kapıya dayandığı diye düşünerek aldığınız acil aksiyonların sonuçlarını değerlendirdiniz mi?

Eğer çalıştığınız kurumda kompleks bir organizasyonel değişiklik yapılıyorsa bazı sıkıntıların doğması kaçınılmazdır. Halbuki bazı yöntemler sizin yapacağınız değişikliğin olağan sonuçları hakkında size fikir verebilirler. En iyi uygulama simulasyondur.

Bir çok firma durgunluğu yaşamaya başladı tabir yerindeyse kasise denk geldiler. Yani hızlı giderlerken birden hız kesmeleri gerekti ve karlar düşmeye başlamıştı. Önce küçülmeyi deneyecekler ama sonrasında organizasyonla beraber ücretleri de düşürmeye çalışacaklar.

Bu arada havuç taahhüt etmeyi de unutmayacaklar. Eğer şirket hedeflerini yakalarsa prim dağıtacaklar, tüm çalışanların aynı zamanda pazarlamacı olarakta şirkete destek vermeleri gerektiği vurgulanacak.

Yıllık hedeflere ilişkin sonuçlar açıklanmadan önce şirket yönetimi emekliliği yaklaşmış olanları emekli olmaya çağıracak. Şirketten birileri ortaya çıkıp şu soruyu soracak: Bir sürü insanı emekliye ayırdığınız için hedefi tutturmamızı imkansız hale getirdiniz. Bu prim verilmeyecek anlamına mı geliyor?

Yöneticiler eğer bu soruya evet derlerse iyi çalışanlarını kaybedeceklerini bilirler. “Üzerinde çalışıyoruz, ben size bilgi vereceğim” tarzında zaman kazanmaya çalışacaklar. Çünkü hem kimseyi kaçırmamak hemde bir yandan dağıtılacak primi orantılı olarak nasıl azaltabileceklerini bulmaları gerekecek.

Şirketler kriz dönemlerinde ciddi hatalar yapabilirler. Ürünlerini test etmeden piyasaya sürmezken organizasyonel değişmeyi test etmemek akıllıca değildir. Bu yüzdende yapılan değişikliğin hatası bir çok açıdan pahalıya ödenir. Bu riski minimize etmenin yolu ise simule ederek olası hataları görmeye çalışmaktır.

Simulasyonlar — bazen “oyun” da denebilir — gerçekle paralel götürülmesi gereken uygulamalardır. Eğer uygulamanın olası hatalı sonuçlar ciddi bir maliyet yaratacaksa yapılması elzemdir. Bu yüzden özellikle askeriye tatbikat yapar, birçok ilaç önce laboratuvar, sonra hayvanlar ve en son insanlar üzerinde denenir.

Simulasyonların gerçekçi olmaları için iyi planlanmaları gerekir. Mümkünse bu simulasyonu iyi ve tecrübeli bir eğitimci yada danışmanla yapmakta fayda vardır. Simulasyonları süreç tasarımlarında, proje planlamada, test planlamada, reorganizasyonlarda, birleşmelerde, küçülmelerde ve şirket alımları gibi her konuda yapmak mümkündür. Simulasyonları daha küçük bir grup ile şirket ılında yapmakta güvenlik açısından yararlı olabilir.

Siz çalıştığınız şirkette nelerin simule edilmeden hayata geçirilmemesi gerektiğini düşünüyorsunuz?

14 yaşında nasıl dolar milyoneri oldu?

Farrah Gray 6 yaşında ailesine finansal açıdan destek olmaya başladı, ilk milyon dolarına 14 yaşında sahip oldu. Amerika’nın en çok konuşulan simalarından birinin başarı hikayesini ve ipuçlarını sizinle kısaca paylaşmak istiyorum.

O, Şikago’ nun güney bölgesindeki düşünce tarzlarını değiştirdi. 21 yaşında Urban Influence dergisi tarafından kendi başına milyoner olan lider bir girişimci olarak keşfedilen Farrah Gray, Allan Üniversitesinden onursal doktorasını aldı.

Şimdi kafa kazınmış, pahalı elbiseler, Las Vegas ve New York’ta ofisler, 21 yaşında birine göre çok daha büyük bir konuşma tarzına sahip. “ Nasıl bu kadar parayı kazandın? ” dediklerinde ilk yanıtı: “ Annemin çok fazla çalışmasından etkilendim ” diyor.

” Ben yatarken o kalkıyordu. Ben uyandığımda yine ayakta oluyordu. Ben onun hiç uyumadığını sanırdım. Bir yandan da eğer annem kalp krizi geçirirse ona yardımcı olacak bir şeyler yapmalıyım ” diye düşünürdüm.

İlk önce kendisi için en kolay bulunacak kaynaklara yöneldi: Sokaklardaki taşlar.

Bulduğu farklı ebatlardaki taşları boyuyor, kapı kapı gezip kendini tanıtıyor, boyadığı taşların kağıt ağırlığı, kapı tutucu vb. konularda kullanılabileceğini söyleyerek almalarını istiyordu. Hatta bu zaten benim bahçemdeki taş değil mi diyenlere “ o artık farklı bir taş ” diyordu.

Farklı alanlarda kullanımı olan şeylerin satışından çok şey öğrendi. Annesi ona çanta almadığında dünyanın en küçük CEO’su olarak beslenme çantasını ilk kez bir iş çantası olarak o kullandı.

Neler yaptı?

Yaş 6, Farrah Gray kapı kapı vücut losyonu sattı. Tanesi 1.5 $

Yaş 7, 21. yy’ın CEO’su yazan kartvizit yaptırdı

Yaş 8, Şikago’da, UNEEC (Urban Neighborhood Economic Enterprise Club) kurdu. Komşular arası ekonomik işbirliği.

Yaş 9-10, Her Cumartesi gecesi Las Vegas’ta 12 milyon kişinin dinlediği “Backstage Live” adlı radyo show’unu yaptı.

Yaş 12, Ulusal bazda $5,000 – $10,000 alarak konuşmalar yapmaya başladı.

Yaş 13, New york’ta gençlere yönelik Farr-Out Gıda’y ıaçtı.

Yaş 14, Bu gıda şirketi 1.5 milyon dolarlık satış yaptı. New Early Entrepreneur Wonders (NE2W) adlı öğrenci girişimcilere yönelik fonu kurdu.

Yaş 15, 1 milyonluk daha yiyecek sattı Farrah Gray Vakfını kurdu ABD Ticaret Bakanlığı Azınlıklar İş Geliştirme birimine danışmanlık teklif etti. Las Vegas Ticaret Odasının en genç danışmanı oldu

Yaş16, INNERCITY dergisini aldı

Yaş 17, Las Vegas’ta bir komnedi show’unun finanse ederek, bu konuda 2. Afro-Amerikan oldu.

Yaş 19, “Reallionaire” kitabını yazdı.

Zamanınızı kurtarın

Zaman ne kadar hızlı geçiyor değil mi? Bu klişeyi hem sık duyarız hemde sık sık kullanırız. Günün şu kadar saati uyumak, çalışmak, eğlenmek vb. günü düzenleyici düşünceler, öneriler gelir peşi sıra. Bende farklı bir şey söylemeyeceğim aslında.

Mesela bir işten diğer işe geçerken bir “es” noktanız olmalı. Bazen 5 bazen 15 dakika olmalı . Hemen bir işten diğer işe atlamak yerine mutlaka denemelisiniz.

Aslında demeye çalıştığım ya zamanınızı siz yönetirsiniz ya da kapılıp gidersiniz. Benim gibi saçlar dökülüp, kalanlar beyazladığında dizlerinize vurmak bile sizi yoracak utmayın.

Öncelikle bölünebilir zamanınızı sınırlandırın
Bölünmeler size pahalıya mal olur. Gün içinde bölünmemenizi sağlayacak bir kalkanınız varsa kullanın yoksa alternatif yollar düşünün. Eğer bölünürsek ya elimizdeki şi erteleriz, ya bırakırız ya da vazgeçeriz. İlk etapta saatte 20-30 dakikadan fazla bölünmemeye çalışın. “Sürekli kapım açık” politikasını “kapım belirli saatlerde açık” politikasına çevirin.

Kendi kendinizi bölmeyin
Kendi konsantrasyonunuz çok önemli. Mümkün olduğunca önünüzdeki işe odaklanıp yeterince ilgi ve süreyi işinize vermeye çalışın.

Samimiyet böldürür
En çok işbirliğinde olduğumuz ya da diğer deyişle samimi olduğumuz kişiler en çok bölebildiklerimz aslında. Bizim içinde aynı şey geçerli. Samimiyet bölünmeyi ve bölebilmeyi getiriyor. İşte tam bu noktayı tatlı sert ayarlayabilmemiz lazım.

Belirsizlik ve güvensizlik böler
Eğer belirsizlik söz konusu ile ya da karşınızdaki inisiyatif alıp ilerleyemiyorsa sizi bölecek demektir. “Hadi hemen toplanalım” şeklinde belirsizliği ortadan kaldırmanın kısa yolu çözümler ki bu çözümler anlamsız ve uzun toplantılar şeklinde gelişirler, kaçınılmaz bir şekilde hayatımızı böler, zamanımızı çalarlar.

Akıllı ve profesyonel liderler gün içinde ne kendilerinin bölünebileceği nede kendilerinin birilerini böldüğü “sessizlik anları” yaratırlar. Aynı kişiler odaklanacakları işleri sınırlayarak daha verimli iş çıkarabilirler.

Bir toplantıda aynı anda emaillerinizi okuyor ve kafanızda bir problemle uğraşıyorsanız inanın adam gibi bir şey çıkaramazsınız. Sadece bir şeylerle uğraşmaktan kendinizi yorgun hisseder, yorgun hissettiğinizde de iş yaptığınızı sanırsınız.

Şimdi başka yapılabileceklere bakalım;

  • Mikro işlerle yani işiniz olmayan işlerle uğraşmayın. Mikro işleri siz yönetemezsiniz onlar sizi yönetirler.
  • Kafanızdaki dağınıklığı masanızı düzelterek azaltmaya başlayın.
  • “Yeterince” kelimesini hazmedin. Her şeyin fazlası zarar. Gerektiğince ve yeterince işinizi yapın.
  • Düzeniniz olsun. Bir şeyleri aramak ya da bulmak için zaman harcamayın.
  • İşlerinizi önceliklendirin.
  • Kendinizi izleyin ve yanlış yaptığınız şeyleri bir kenara not alın. Tekrar aynı hatayı yapmamak için neler yapabileceğinizi düşünün.

Koçluk ve Saç Traşı

Bir okuyucum daha yeni mezun olduğunu, benim yazılarımı beğendiğini ve özetle “daha ne yapayım?” diyebileceğim bir geçmişe nasıl sahip olduğumu sormuş. Yanıtlamaya çalışayım.

Ben hayat boyu öğrenmeye aşık biri oldum ve çok okumayı, çalışmayı tercih ettim. Okumak bir çok konuda özellikle teknik açıdan çok işime yaradı. Ama duygusal anlamda doğal olarak sınırlı kaldı. Bunun dışındaki becerilerimi birlikte çalıştığım insanları izleyerek ve onların profesyonel taraflarını analiz ederek geliştirdiğimi söyleyebilirim. Çevremdeki herkesi “profesyonel koçum” olarak düşündüm.

Eğer bana mesaj gönderen kişi bu yazımı okuyorsa ya da siz okuyorsanız demek ki öğrenmeyi seviyorsunuz. Ve inanıyorum ki yaptığınız işi en iyi şekilde yapmaya çalışan, yapmak istediğinizi en kısa sürede gerçekleştirmek gücüne sahipsiniz. Okumak hayatınız boyunca sizin öğrenmenizde en önemli rolü oynayacak lütfen bunu unutmayın.

Eminim kafanızda bazı soru işaretleri oluştu. Okuyorsunuz ve okuduklarınız her şey için ya 10 yol öneriyor ya da 8 adımda bu iş şöyle yapılır diyor. Ben de çoğu zaman bu şekilde yazıyorum.

Bunlardan bazılarını beğeniyor hemen gerçekleştirmeye başlıyorsunuz, bazılarını yarıda bırakıyorsunuz bazılarını ise umursamıyorsunuz.

Okumak her ne kadar size çok yardımcı olsa bile okumanın işinizi görmediği noktada yapacağınız şey profesyonel koçluğa başvurmaktır. Profesyonel koçluk dediğimizde ayda ya da haftada belirli sürelerle uzman kişi ile yüz yüze yada telefonla yarım saatliğine bir araya gelinmesini ve destek alınmasını kastediyorum.

Koçluk alırken dikkat etmeniz gereken birkaç şey var;

İşi sizin başaracağınızı unutmayın
Koçluk almak saç kestirmeye benzemez. Saç kestirmeye gittiğinizde işi berber yapar ama koçluk aldığınızda hem siz parayı ödersiniz hemde işi yaparsınız. Çünkü koç sizi yönlendirir, sorular sorar, öneriler yapar, destek verir, cesaretlendirir ve gerekiyorsa ödevler verir. Ama işi siz yaparsınız koç değil.

Neyi başarmak istediğinizin farkında olun
Nereye gitmek istediğinizi biliyorsanız herşey çok daha kolay olacaktır. Bu sayede başarılabilir hedefleri kendinize koyabilir adım adım istediğinize yaklaşabilirsiniz.

Sonuç olarak “kimya” size koçluk ilişkisini açıklayabilir. Her tepkimenin illaki bir başka kimyasal ile olması gerekmediğini görebilirsiniz. Başka bir kimyasal olmadanda zamanla bir tepkime oluşabilir. Siz içinizde gereken gücü bulabilirsiniz. Ama bazen kendinize ne kadar yeterli olduğunuzu bile birinin size söylemesi gerekebilir.

 

Yalancıyı Yakalama Yöntemleri

 

Birilerinin size yalan söyleyip söylemediğini yüzündeki bazı işaretlerden anlayabilirsiniz. Benim burada anlatmaya çalışacağım şeyler Amerika’daki jüri seçimlerinde ve polis soruşturmalarında da kullanılıyor. Bu yüzden bazı yüz ve vücut hareketlerini farkedebilmeniz yalanı doğrudan ayırmanıza yardımcı olabilir.

Nasıl yapacağız?

1. Kişinin gülümsemesini inceleyin. Zorla yapılan gülümsemeler sadece ağız ile yapılır. Rahatmış gibi görünmesine rağmen gerilimi yada gerçek anlamda mutlu olmadığını anlayabilirsiniz. Zoraki gülümsemelerin çoğunda dişler gözükmez, gerçek gülümsemelerin çoğunda ise azda olsa görülür. Gerçek gülümseme ağız ile değil yüz ile yapılır. Gözler kısılır, dişler görülür, gamzeler ortaya çıkar. Çok az insan gerçek ve sahte gülümsemesini senkronize edebilir.

2. El, kol ve bacaklarını inceleyin. Yalan esnasındaki gerilim sebebi ile hareketsiz, katı veya suni hareket içinde olabilirler. Eller kavuşuk, eller ile kafa taranıyor, kulak ve burun ile oynanıyordur. gibi yapılmaktadır. El açık bir şekilde göğüs yada kalbe doğru hareket etmiyordur.

3. Terliyor mu? Yalan söyleyenler, yalanlarından daha fazla ter atarlar.

4. Gerekli, gereksiz çok fazla şey söylüyorlar mı? Eğer söylüyorlarsa çaresizlik içerisinde sizi kendilerin inandırmaya çalışıyorlardır.

5. Gözbebeklerinin hareketlerine bakın. Yalan söyleyenler doğrudan göz kontğaına geçmek istemezler. Çok sık göz kırpmaya başlayabilirler(heyecan). Sağ elini kullanan birine bir soru sorduğunuzda göz bebeği sağa kayarsa bir şeyi hatırlamaya çalışıyordur, sola kayarsa yaratıcılığını kullanacak, uyduracak demektir. Sol elini kullananlar için tersi geçerlidir.

6. Duygusal olarak inceleyin. Duygular geriden gelirler, normalden uzun süre kalırlar ve birden dururlar. Bu yüzden bazen söylediği ile kişinin heyecanı birbirini tutmayabilir.

7. Sorularınıza tepkisini yakından izleyin. Yalancılar kendilerini rahatsız hissettikleri için ya vücutlarını başka yöne çevirmeye veya kaçmaya çalışırlar yada sizinle aralarına bir obje koymak isterler. Suçsuz insanlar saldırıya, suçlu insanlar anında savunmaya geçerler.

8. Kullandıkları kelimeleri kasıtlı kullanıp kullanmadıklarını düşünün. Bazı söylemler ipuçları verirler:

  • Sizin kelimelerinizi tekrarlayarak yanıt vermek
  • Hiçbir şeyi küçültmezler
  • Doğrudan evaplardan kaçınırlar, yuvarlak ve genel cevaplar verirler
  • Çok fazla konuşarak ikna etmeye çalışırlar
  • Monoton bir tonda konuşurlar
  • Kötü cümleler kurarlar
  • Konuyu amacından sapturak çin espiri ve alaya kaçabilirler

9. Konuşmaya başlamadan önce kısa bir sessizlik anı yaratı. Kişinin ne kadar rahatsız olup olmadığını inceleyin.

10. Konuyu birden değiştirin. Suçsuz insan konunun değiştirilmesinden rahatsız olup geri dönmek isteyecek yalancı ise kurtulduğunu düşünecektir.

Son Söz

Yukarıda yazdıklarım sadece yalanı anlama konusunda hem benim geçmişimde aldığım eğitimlerden, iş hayatımdaki tecrübeleden, askerlikten ve hemde okuduklarımdan yaptığım bir derlemedir. Bu tip uygulamalar %100 sonuç vermezler. Burada yazılanları esas alarak kesin ve kati sonuçlara varmamanızı rica ediyorum.

 

Değiştirin!

 

Muhtemelen son 2 yılda hayatınızda da değişiklikler olmuştur diye tahmin ediyorum. Hala işe giderken aynı yolu mu kullanıyorsunuz? Aynı aracı mı kullanıyorsunuz? Aynı işi mi yapıyorsunuz? Aynı şirkette misiniz? Aynı sektörde misiniz?

Muhtemelen bazılarına “hayır” diye cevap vereceksiniz. Etrafınızda herşey sürekli değişiyor ve sizde buna adapte olmaya çalışıyorsunuz ve bir anlamda da mecbur kalıyorsunuz.

Şirketler ve yöneticiler artık değişimin önemini kavradı. Eğer çalışanlarının değişimine destek olurlarsa şirketlerininde efektif bir şekidle değişebileceğini kavradılar. Ancak bazı organizasyonel değişim eğitimleri kişisel değişim becerilerini olumsuz etkileyebiliyor.

Peki kişisel değişim becerilerimizi nasıl geliştirebiliriz?

Bırakın gitsin!
Değişim bazı şeylerden vazgeçmeniz anlamına gelir. Bunlar bazen zaten bırakmayı düşündüğünüz şeylerde olabilir, olmayabilirde. Bu tip şeyleri bırakmak bazen bir nehri taşlara basarak geçmeye benzer (yukarıdaki resimJ) Bir diğerine geçmeden önce dengeyi bulmak zorundasınızdır. Eğer değişim konusunda yeteneklerinizi geliştirirseniz bazı şeylerden vazgeçmeniz kolaylaşır.

Römorkörün sizi geri çektiğini hissetmek
Bir sonraki adımı atmadan önce basacağınız taşın ıslak mı kuru mu, düz mü eğimli mi olduğuda önemlidir. Ve en önemlisi bir sonraki adımın sizi nereye götüreceği. Bazen bu konudaki belirsizlikler sizin adım atmanıza engel olabilir sizi caydırabilir. Sizi bir römorkörün çektiğini düşündüğünüzde bunun değişimin doğal bir sonucu olduğunu düşünün. Ona direnin ve kendi yönünüzü belirleyin.

İyiye Odaklanın
Eğer bir değişim uzmanıysanız değişim sonrasında herşeyin çok daha iyi olmasını umut edersiniz. Eğer bir şeyler sizi değişime zorlamış ise bu sefer korkar ve karşılaşacağınız şeylerden çekinirsiniz. Unutmayın her değişimde bazı şeyler iyi gider, bazlar ıaynı kalır ve bazı şeyler zorlaşır. Hiç bir değişim ne tamamen iyi nede tamamen kötü olur. Siz iyiye odaklanın.

Yeni bir yol öğrenin
Birşeyleri yeni bir yöntemle yapmaya başladığınızda başlangıçta iyi iş çıkaramayabilirsiniz. Değişimleri yargılarken işin daha başında olunduğu unutulmamalıdır. Eğer bir süre direnebilirseniz yaptığınızın daha iyi olduğunu herkese anlatabilirsiniz.

Bir şeyleri değiştirmek istiyorsanız niyetinizde samimi olanız gerekir. Unutmayın hem bir şeyi değiştiriyorsunuz hem de o şeye ilişkin yaklaşımınızı.

 

Sandığınızdan daha akıllısınız

Siz aslında patronunuzun, arkadaşlarınızın ya da şirketinizin sandığında daha akıllısınız. Ve tabii ki size her gün bir şeyler satmaya çalışan pazarlamacılardan da…

Seth Godin’in aşağıdaki yazısı sanırım sizinde hoşunuza gidecek:

“Yıllarca okuyucularımın zekası üzerine bahis oynadım. Değişebilenlerin kazanacağını söyledim. Fırsatlara dönen ve alışkanlıklarına saplanmayanların kazanacağını söyledim. Ve kazandım.

Yaşadığım hayata baktığımda bir benzin istasyonunda havai fişek sattığımı görüyorum. Benim kitaplarımı okuyanlar bir sonraki adımda ne neyi nasıl yapacaklarını biliyorlar. Ancak bunu patronları bilmiyor. Ellerinde içi sıkıştırılmış gaz dolu bir çanta var ama bir şey yapamıyorlar.

İşte ben burada devreye giriyorum ve havai fişekleri getiriyorum. Havai fişekler elinizdeki gazın önemine dikkati çekiyor. Fakat burada çok önemli bir şeyi kavrıyorsunuz, herkes her mesajı aynı anlamıyor. Bazıları saatlerce seminer alıp bazıları 2 satır blog okuyup mesajı kavrayabiliyor. Bu yüzden yazdıklarınızın ya da vermeye çalıştığınız mesajların doğru yere gitmesi çok önemli. Bir yandan da her ne kadar doğru şeyler söyleseniz de birileri bunlar içinden kendi işine hiç yaramayacak olanı bulabiliyor, işine yarayacak olanı cımbızla çekip çıkarıyor.

Bizim eğitim sistemimizde ekonominin bir çarkı olmamız istenir. Yani işleyen bir sistemde yerimizi bulmamız. Bu sayede eğitimli çarklar diğerlerinden daha iyi bir yere monte olurlar. Peki son dönemde bu çark olayında neler değişti?

1- Standart çarklara talep azaldı
2- Eğer standart çark pahalanırsa otomatize edilme yoluna gidiliyor
3- Eğer otomatize edilemiyorsa ucuz çarka yöneliniyor
4- Eğer rekabet mecbur ederse firma elindeki çarkları daha ucuza kullanma yolunu arıyor.

Sonuç olarak başkaları tarafından takdir edilen ve beğenilen bir işi yapmak imkansız hale geliyor. O halde kendimiz, ailemiz ve ülkemiz için faydalı olmanın tek yolu: Yeni kurallar oluşturmak

Çimen
Çimen genellikle evlerin önünde ve parklarda karşılaştığımız bir olaydır. 1850 yılında İngiltere’de kullanılmaya başlanması sonrasında dünyaya yayılmıştır. Peki neden çimen ekilir: Oranın değerlendirildiği, israf edilmediği imajını vermek için. Şirketlerin çimenlik ihtiyacı olmamalı ve o alanları mutlaka verimli bir şekilde doldurmalıdırlar.

Şirket içi maksimum
Herkes işyerinde sıfırdan başlar, bir şeyler başarır, kendini gösterir ve giderek yükselir. Fakat her şirkette o kişi için bir “şirket içi maksimum noktası” vardır. Bu konuyu gençler bilmeyebilir ama Peter ilkesi derki “herkes yeteneksizlik seviyesine kadar yükselir” Eğer şirket büyürse bu maksimum noktada yükseleceği için şirketle beraber çalışanın da yükselmesi mümkündür. Birçok kişi şirket içi maksimumdayken pes eder ve başka iş aramaya başlar. Halbuki işi ve şirketi daha yukarıya çıkaracak bir strateji geliştirmek şeklinde yön değiştirmek çok daha kolaydır. Burada hedeflenmesi gereken şirket içi maksimumdan “büyük maksimum”
diyebileceğimiz sektör ya da alanın en iyisi olmaya yönelmektir.

Ne olacak o zaman?
Her gün birçok seçim yaparız. Olumlu düşünmeyi, aktif olmayı, iyi bir şeyler yapmayı seçin. Bu sadece bir seçim meselesi. Neyi istiyorsanız onu seçersiniz. Her şeyi değiştirebileceğinizi unutmayın. Ve şu soruyu
sorun: Neden daha iyi olmasın?

Farzedinki;

  • Bilgisayarınız çok hızlı
  • bloglar yada internet siteleri kapatılmıyor, sansür yok
  • Her yerden her şekilde internet erişimi bedava
  • Bağlantı hızları çok yüksek
  • Herkesin taşıyabileceği bir küçük bilgisayarı var
  • Herşeyin fiyatı çok ucuzlamış
  • İşe alma yaşı 40’a kadar çıkmış
  • İşe girerken askerlik şartı kalkmış
  • Hamilelere 1 yıl ücretli izin başlamış
  • Bir yerlerde size insan gibi davranıldığında şaşırmamaya başlamışsınız

Evden para kazanmak için neler yapabilirsiniz – 5

Bu kadar çok evden yapılabilecek iş çıkacağını bende tahmin etmiyordum ama sonuna geldim.

1- Güvenlik uzmanlığı
2- Okul fotoğrafçılığı
3- Kendini savunma sanatı eğitmenliği
4- Kişisel gelişim eğitmenliği
5- Terzilik yada giyecek onarımı yapmak
6- Yabancıları şehirde gezdirme
7- Yabancılara tercümanlık
8- Şarkı söylemek
9- Müzik enstrumanı çalmak
10- Kar küremek – kışın
11- Yazılım eğitimi – basitWord vb. olabilir yada php örneğin öğreteni çok az bir konudur
12- Şarkı sözü yazmak
13- Tarot falı bakmak
14- Telefonla satış – Bazı çağrı merkezleri bu konuda her zaman eleman arıyor oluyorlar.
15- Cam Temizleme – Ev ve büro
16- Alet – Edevat kiralama Servisi – Türkiye’de bir firmanın örneğin geceleri kullanmadığı bazı araçları başka fi,rmalara kiralaması gibi bir alternatif iş yaratılabilir.
17- Tişört, kravat vb. tasarım yapmak
18- Yazıcılık – Uzın ödev ve projeleri usulüne göre yazma hizmeti
19- Kullanılmış CV ve DVD’lerin kiralanması yada değişimine aracılık etmek
20- Bağımsız denetmenlik ve/veya kontrolörlük
21- Video çoğaltma, kasetleri cd’ye çekme hizmeti
22- Yurtdışından bir hosting firmasının Türkiye’de temsilciliğini alarak hosting satma
23- Internetten pazarlama danışmanlığı ve desteği vermek
24- Düğün videocusu
25- Ses kasedini yazıya dökme
26- Filmlere altyazı hazırlama
27- Basın duyurus hazırlama, metin editörlüğü
28- Tekne temizliği
29- Bodrum temizliği
30- Depo temizliği