Kategori arşivi: Genel

Steve Jobs’tan 10 ders

2000 yılında “Pirates of Silicon Valley”(Silikon Vadisinin Korsanları) adlı film ile Steve Jobs’ın ve Bill Gates’in var olma hikayelerini öğrenmiş ve çok etkilenmiştim.

O gün bu gün Steve Jobs’ı takip ederim. Apple ile başlattığı macera, ilk masaüstü bilgisayarı yapışı(üstteki resim), ipod, iphone ve iPad ile devam eden devrimci yaklaşımı gerçekten izlemeye değer.

Ve şimdi ondan 10 tane altın ders;

1. Steve Jobs der ki “Yenilikler, liderler ile onları takip edenler arasında oluşurlar.”

Yenilikte sınır yok. Tek sınır hayal gücünüz. Şimdi bilinenlerin ya da mevcutların dışında düşünmeye başlamak zamanıdır. Eğer büyüyen bir sektörde çalışıyorsanız daha verimli olabilecek, daha müşteri canlısı olmanız gerekir. Eğer batan bir sektördeyseniz bir an önce başka tarafa sıçramalısınız.

2. Steve Jobs der ki: “Kalite amacınız olmalı. Bazı insanlar mükemmeliğin beklendiği ortamlara alışık değillerdir.”

Mükemmelliğe giden kısa yol yoktur. Mükemmelliği önceliğiniz yapmak konusunda taahhüdünüz gerekir. Tüm beceri, yetenek ve zekanızı bu mükemmelliği yakalamak için kullanmalısınız. Fark yaratacak küçük farklılıkları ancak böyle yakalarsınız. Siz mükemmelliği benimseyip üzerine gittiğinizde hayatta sizi ödüllendirecektir.

3. Steve Jobs der ki: “Büyük iş çıkarmanın yolu yaptığınız işi sevmekten geçer. Böyle bir işi hala bulamadıysanız aramaya devam edin. Bu işin hangisi olduğunu bulduğunuzda anlayacaksınız.”

Sevdiğiniz işi yapın. Sizin için hayata başarıyı, gitmek istediğiniz yolu ve anlamı verecek işi bulmaya çalışın. Yaşamınızın amacını destekleyecek bir iş bulmaya çalışmalısınız. Böylece sadece sağlık ve uzun yaşama değil saynı zamanda zor zamanlarda kendinizi iyi hissedecek bir şeylerede sahip olacaksınız. Eğer Pazartesi sabahı kalktığınızda ayaklarınız geri sayıyorsa doğru işte değilsiniz demektir.

4. Steve Jobs der ki: “Biliyorsunuz, yediğimiz yemek kadar büyümeyiz. Başkalarının diktiği elbiseleri giyeriz. Başkalarının geliştirdiği bir dili konuşur, matematiği kullanırız. Demek istediğim hep bir şeyleri alıyoruz. Asıl önemli olup mükemmel bir duygu sağlayan ise canlıların deneyim ve bilgisine bir şey sunabilmektir.”

Etik sorumluluklarınızı bilerek yaşayın. Bu dünyada küçükte olsa bir fark yaratmaya çalışın. Böylelikle hayatınıza daha fazla anlam katmış olacaksınız. Her zaman yapabileceğiniz şeyler vardır. Ve diğerleri ile neler yaptığınızı konuşun, onları dinleyin.

5. Steve Jobs der ki: “Budizm’de bir söz vardır “Yeni Başlayanın Düşüncesi(Beginner’s mind)” İşte böyle yeni başlayan birinin düşüncesine sahip olmak çok güzeldir.

Bu düşünce tarzında kişi herşeyin orijinal doğasını adım adım ve olduğu gibi görür. Önyargılardan, beklentilerden ve yakıştırmalardan uzak bir düşüncedir. Küçük bir çocuğun ilk kez gördüğü bir şeye bakar yüzünde oluşan heyecandır.

6. Steve Jobs der ki: “Biz beynimizi kapatmak için TV seyreder, beynimizi açmak için bilgisayar kullanırız.”

Her ne kadar herkes TV’nin zararlarını ya da yarattığı zaman kaybını bilsede kendisini ondan alamaz. Halbuki siz TV’den kurtulup birkaç tane beyin hücrenizi kurtarabilirsiniz. Aslında bilgisayarıda sürekli oyun vb. konularda kullanarak aynı zarar yaratılabilmektedir. Önemli olan bilgisayarı faydalı kullanabilmektir.

7. Steve Jobs der ki: “Bir yılda çeyrek milyar dolar kaybeden tek kişi benim ve bu benim karakterimi düzeltti.”

Hata yapmakla hatanın oluşması aynı şey değildir. Hata yapmamak önemli ama bir çok başarılı insan hatalarından sonra hayatını değiştirmekte, performansını artırmakta ve bir sonraki seferde doğrusunu yapmaktadır. Hataları bir uyarı olarak görmek gerekir.

8. Steve Jobs der ki: “Tüm teknolojimi Sokrat ile bir öğleden sonra geçirmek için satardım.”

Her ne kadar Sokrat, Leonardo da Vinci, Nicholas Copernicus, Charles Darwin ve Albert Einstein ile birlikte bağımsız düşünürler içinde yer alsada o “ilk” ti. Çiçero onun hakında şöyle demiş “O felsefeyi göklerden hayatımızın içine çağırdı” Sokrat’ın pensiplerini okuyarak hayatınızı güzelleştirmek elinizdedir.

9. Steve Jobs der ki: “Evrende bir çukur açmak için buradayız. Aksi takdirde neden olalım ki?”

Dünyada büyük işler başaracağınızı biliyor musunuz? Hepimiz bir hediye(gift) ile yaratıldık. Bu hediye ilgi alanlarımızda, meraklarımızda, isteklerimizde ve duygularımızda gizli olan şeyleri ortaya çıkarabilecek bir güce sahip. Bu hediye aynı zamanda amacımız. Kendi amaçlarınızı değiştirmek için izin almanıza gerek yok. Ama öğretmenlerinizin, patronlarınızın, anne babanızın sizin için belirlediği amaçları değiştirebilirsiniz ve kendinize özgü istediğiniz bir amaca sahip olabilirsiniz.

10. Steve Jobs der ki: “Zamanınız kısıtlı ve başkasının hayatını yaşayarak boşa harcamayın. Başka insanların düşüncelerinde var olan şeylerin tuzağına düşmeyin. Başkalarının düşüncelerinin yüksek sesi olmayın. Kalbinizin ve içgüdülerinizin sesini izleyecek cesaretiniz olsun. Sizin ne olmak istediğinizi diğerleri anlamalı.”

Başkalarının rüyalarını yaşamaktan yorulmadınız mı? Hiç şüphe yok ki bu sizin hayatınız ve özgürce dilediğinizce yaşayabilmelisiniz. Yaratıcı becerilerinizi korku yada baskı olmayan bir ortamda kullanabilme şansınızı kendinize vermelisiniz. Kendi seçtiğiniz ve kendinizin patronu olduğunuz bir hayatı yaşayın.

Burada bahsi geçen maddeleri hayata entegre etmek hiçte kolay değil. Fakat her birinin sizleri düşündürdüğünden eminim. En azından deneyin ve bir şans verin kendinize.

İş görüşmesinde ne sormak gerekir?

Ben İnsan Kaynakları uzmanı değilim ama çalışma hayatımda çok fazla iş görüşmesi yaptım. Hem soran hem de cevaplayan olarak. Her iş görüşmesine gitmeden önce firmayı araştırdım, üstüme başıma dikkat ettim ve doğaçlama yaptım. Halbuki iş görüşmelerimde “soran” olarak hiç hazırlık yapmadan girdim görüşmelere. Sonralarda Microsoft gibi bir çok büyük firmanın iş görüşmelerinde uyguladıkları stratejileri, incelikleri okudum, inceledim.

Lafı uzatmamak adına sonuç olarak kimi ne konuda işe alacaksanız ya da karşınızdakinden beklediklerinize göre sorular sormanız gerekiyor.

Liderlik özelliği aranıyorsa:

Önceki işlerinizde sizin yaptığınız ve siz olmasaydınız olmayacak, gerçekleşmeyecek bir şey hakkında anınız var mı?
Sizi gerçekten hayakırıklığına uğratan bir davranışınız oldu mu?
Hiç bir arkadaşınızı kovmak ya da cezalandırmak zorunda kaldınız mı?
Hiç astlarınızı liderlik anlamında eğittiniz mi? Neler yaptınız?

Bir işi kendisi başlatıp devam ettirecek birini arıyorsanız;

Amacınıza ulaşmak için üstesinden gelmek zorunda kaldığınız büyük zorluklar olan bir projeniz oldu mu?
Hiç uzun vadede gerçekleşecek bir hedef oluşturdunuz mu?
Ya  da uzun süredir üzerinde çalıştığınız bir iş proje var mı?
En son tamamladığınız yada tamamlayamadığınız proje?
Gerçekten inanıp hem politik hemde diğer açılardan onu savunarak gerçekleştirmeye çalıştığınız bir proje oldu mu?
Sırf siz takip edip üzerinde olduğunuz için büyük başarı elde edilen bir iş oldu mu?

Problem çözecek birini arıyorsanız;

Okumaya devam et

Sizden çok iyi bir şarj chazı olabilir

employee-motivationEskiden çalıştığım bir şirkette çok yoğun bir hafta yaşamıştık. Şirket kuralları gereği her gün saat sabah 10:00 ve öğleden sonra saat 14:00’te Türk kahvesi servisi olur aralarda çay gelirdi. Çaycımız Ali ile her gün bu çay ve kahve seferi esnasında selamlaşır, hal hatır sorardık. Bir gün Ali’nin kahveyi masama “kafama vurur” gibi bırakıp gitmesi üzerine yanımda çalışan arkadaşıma “Ne oluyor?” diye sordum. O da “Farkında değil misin? Neredeyse bir haftadır yoğun çalışmaktan iki laf etmedin, oda sana küstü muhtemelen” dedi. Hemen gidip Ali’nin gönlünü aldım ama bu bana iyi bir ders oldu.

Ali’nin duymak istediği tek şey “Merhaba” ya  da “Nasılsın?” kelimesi idi. İhtiyacı olan, onu motive eden buydu. Biz onunla böyle bir samimet kurduğumuzda o her kahveyi bıraktığında diğerini bırakmaya istek ve sevgi ile gidiyordu. Çünkü her merhaba yada nasılsın sözü yaptığı işin takdiri, onun orada olduğunun kabulü idi.

İnsan insana, insan gibi kurulan iletişimin ne kadar önemli olduğunu anlamıştım. Karşınızdakinin gözlerinin içine bakarak ve tüm samimiyetinizle nasıl olduğunu sormak o kadar güçlü bir motivasyon aracıydı ki şaşırmıştım. Aslında beni şaşırtan ya da sevindiren şey küçücük bir şeyle nasıl pozitif bir etki yaratabildiğim idi. Birisi için daha olumlu bir fark yaratabilmek, işte önemli olan buydu ve bunu yapmak için gereken tek şey sadece bir kelime idi.

Hayatım boyunca iki şey ile motive oldum. Öncelikle başarılı olmayı kendime motivasyon aracı olarak kullandım. Bir şeyleri başarıyor olmak bana her zaman yetti. Öte taraftan ise başkalarında yaratabildiğim pozitif etki ile motive oldum ve hala oluyorum. Beni görünce gülümseyen insanları görmek çok güzel.

Babamın söylediği “Her zaman iyi ol oğlum” sözünü daha iyi anlıyorum şimdi. Ne istediğime değil ne verebileceğime odaklanıyorum. Burada yazı yazmamın sebeplerinden en önemlisi bu zaten. Biliyorum ki burada yazacağım birkaç kelime ile insanlar motive olabilir, gülümseyebilir ve belkide onları üzen bir konuda tekrar denemeye karar verebilirler. Buradan başlayan pozitif dalga berberinde yine pozitif etki yaratır.

Sizden çok iyi bir şarj cihazı olabileceğini bilin. Sadece iki dudağınızın arasından çıkacak birkaç kelime ile karşınızdakini enerji ile doldurabilirsiniz.

Ya çevrenizin enerjisini tüketirsiniz ve karanlık olur yada enerjinizle herkesi doldurur etrafı aydınlatırsınız. Hayat sizin, seçim sizin…

Yazılımcılar pazarlamadan nefret eder

Aslında sadece yazılımcılar değilde teknik ağırlıklı çalışanlar demek belki daha doğru olacak. Fakat eğer projelerin yönetiminde yer almaya başlayacaksanız “pazarlama” konusuna ısınmanız gerekiyor.

Pazarlama kavramını bu güne kadar tanıdığınız ve hoşlanmadığınız insanlarla beraber düşünmeyin, ayrıca pazarlamanın insanın ruhunu şeytana  satması olarak ta görmeyin. Pazarlama insanları kandırmak, onlara istemedikleri bir şeyi almaya ikna etmek değildir.

Proje Yöneticisi olduğunuzda tüm paydaşlarla(projende etkilenen herkes) kazan-kazan(win-win) ilişkiler kurmak zorundasınız. Aslında bu durum sadece paydaşları “dinlemek” olarak algılansa da projedeki belli noktalara dikkat çekmek, belli noktaların önemini vurgulamak gibi bir çok farklı şekilde düşünülmelidir.

Projelerin çoğu paydaşların istekleri, korkuları, hayalleri, beklentileri ile şekillenir. Paydaşlar özellikle çıkarlarına doğrudan etili olan isteklerine sarılır, onları savunur ve korumaya çalışırlar. Beklentilerinin ne kadar mantıklı olduğu konusunda sizi ikna etmeye çalışırlar.

Proje yöneticisi tüm bu istekleri yönetmek için herkesle diyalog ve anlaşma peşinde olacaktır. Eğer teknik bir adam karşısındakinin bakış açısından “faydayı” görebilirse daha doğru ve uygun sonuçlar üretebilir.

Okumaya devam et

İşi işte bırakabilmek

workaholic1Çok uzun bir süre sıkı bir işkolik olarak çalıştım ve hatta sağlığımı bu yüzden kaybettim.

Nasıl işkoliktim? Sabah 07:00’de işe gidip gece 23:00 gibi çıkan, hatta yolda ve evde bile çalışan bir insandım. Fırsat buldukça haftasonları iş yerine gider yapmam gereken işleri tamamlardım. Konuştuklarımın %90’ı işimle ilgili idi. Fakat sağlığımı kaybedince kendime geldim ve “işi işte bırakmayı” öğrendim.

Bu konuda bir makale okurken benim yaptığım şeylerle önerilenlerin çok örtüştüğünü görüünce sizlerle paylaşmak istedim.

Yolunuzu uzatın. Eğer işten çıktınız ve kafanızda hala bir şeyler var ise yolunuzudeğiştirip, vakit geçirip eve girene kadar onları unutmaya çalışmanız lazım. Evin kapısından girenekadar yapacağınızı yapın.

İşteki patronla evdeki patron aynı değildir. İşyerindeki pozisyonunuz yada size duyulan ihtiyaç ile evdekiler birbirinden farklıdır. Her iki tarafın ihtiyaçlarını ayrı ayrı düşünmeniz gerekir. Arıca evinizdeki insanlar sizin ücretle çalıştırdığınız insanlar değildir, bir hedefe ulaşmak ve size rapor vermek zorunda değilleridir. Bu yüzden iş yerindeki havanızı dışarıda bırakmanız gerekir.

Okumaya devam et

Beynini kullan – 6

Beyni ile varolanlar bugüne kadar ya tarihi yazdılar ya da tarih onları yazdı. Son alıştırma ve beyin egzersizi önerilerimle bu yazı dizisini tamamlıyorum.

76. Masaj, özellikle kafa masajı oldukça rahatlatıcıdır. Berber ve kuaförlerde en son 10 dakikayı masaja mutlak ayırın.

77. Beyin her şeyi kaydeder. Bu yüzden akşam haber seyredeceğinize müzik dinleyin ya da belgesel izleyin. Beyninizi ne ile doldurmak istediğinize siz karar vereceksiniz.

78. Beyin, gördüklerinizi hafızanıza almaktadır. Özellikle byük alışveriş merkezlerinde bir süre gezdikten sonra başınızın ağrıması çok fazla hareket, şekil ve rengi beyninizin algılamaya çalışmasındandır. Gürültü, toz, stresde cabasıdır. Bu yüzden belirli zamanlarda gözleri dinlendirmek hem kullandığınız bilgisayarın olumsuz etkilerini azaltmak hem de yukarıdaki örnekteki olumsuz durumları azaltmak için işe yarayacaktır.

79. Gece yararken gerekirse kulağınıza tıkaç takın. Sessiz ve bölünmeyen bir uykunun beyninize faydası yüksektir.

80. Satranç, GO gibi beyninizi çalıştıracak oyun gruplarına katılın. Tavla ve kağıt oyunu(Briç hariç) beyni yeterince çalıştırmazlar. Ama hiç yoktan iyidirler.

Okumaya devam et

Beynini kullan – 5

Fazla kilolarında beyne olumsuz zararları olduğunu biliyor muydunuz? He ne kadar yazıma sağlık dışı konularla devam etmeyi istesemde asıl önemli olan tarafın bilinçli olarak sağlıklı yaşamayı istemek ve bunu başarmak olacağını düşünerek daha fazla bilgi vermenin yerinde olacağı kararına vardım.

59. Spor yaparken hareketler yada setler arasındaki molalarınızı 20 saniye yerine 60 saniye yaparsanız %14 daha fazla kalori yakarsınız.

60. Evde oturup TV seyrederken ellerinizi açıp kapayarak, yada derin nefes alıp bırakarak egzersiz yapabilirsiniz. Traş olurken ayak bileklerinizde yükselip alçalarak ayak bileklerinizi güçlendirebilirsiniz. Bilgisayar kullanırken ayaklarınızı dizlerinizden kaldırıp indirebilirsiniz. Egzersizi her yerde yapabilirsiniz. Oturduğunuz yerde yapacağınız hareketler beyninize daha fazla kan pompalanmasını sağlar.

61. Su için ama bunu çay ve kahve ile yapmayın. Her gün sabah kalktığınızda, saat 10:00’da akşam saat 16:00, 18:00, 20:00 ve yatmadan önce 2 bardak su için. Daha fazla içebiliyorsanız ne ala.

62. İşyerinde oturduğunuz yerde her saat başı esneme hareketleri yapın.

63. Öğün atlamayın. Beninizi düzene alıştırırsanız çok rahat edersiniz ama düzeni bozarsanız beyninizde ona göre davranır. Yani düzenli yerseniz kalorileri yakma emri verirken düzenli yemediğinizde olası aç kalma durumlarına karşı stok yapar yani yağ…

64. Kilo verme konusunda gerçekçi hedefler koyup uzun vadeli planlar yapıp uygulamalısınız.

65. Uyandıktan bir saat sonra kahvaltı yapın.

66. Korkularınızla barışın. Beyninizde sürekli tekrar eden korkularınız olduğundan daha fazla sizde olumsuzluk yaratabilir. Korkularınızla yüzleşin, kabullenin ve onlarla barışık yaşayın. Yada üstüne gidip yada başka yollarla ortadan kaldırın.

67. Sabah kalvaltıdan önce içine limon sıkılmış sıcak su için.

68. İyi bir uyku için yapılması gerekenleri yapın.

69. Masanız, odanız ve çevrenize sizi motive edecek resimler yerleştirin. Beyin iyi resimlerle tetiklenerek pozitif düşünmeye daha kolay başlar. Hatta yarış kazanan bir atletin resmi yada bir yaralıyı kurtaran itfaiyeci resmi beyniniz farklı etkileyecektir.

70. Karanlıkta görmeye çalışmak beyin için iyi bir egzersizdir. Bazı şeyleri ellerinizle tanımaya çalışın. Hatta gerçekten karanlık bir odada yürümeye çalışmak, objeleri tanımaya çalışmak iyi bir beyin egzersizidir.

71. Bir görüşe göre yatmadan önce 45 dakika yumuşak müzik dinlemek beyni uykuya hazırlamak için birebirmiş.

72. Sigarayı bırakın. Ciğerleriniz kadar beyninizede zararı çok yüksek.

73. Emniyet kemerini mutlaka takın. Kaza anında en son vurmak isteyeceğiniz yer kafanız olmalı.

74. Kafanızı daha entellektüel işler için kullanın güneşin altında kızaracak bir şey olarak değil. Güneşten mutlaka ve mutlaka kafanızı koruyun. Ben MS’li olduğum için bana 2 kat yasak bir kural bu.

75. Alkol sonrası sabah kalktığınızda başınızın ağrıyor olması yatmadan önce yeterince su içmemenizden kaynaklanır. Hiç canınız istemese bile ağzınızı gerekiyorsa musluğa dayayıp yinede su için ve öyle yatın.

Beynini kullan – 4

Gıdalar vücudumuzu, vücudumuz beynimizi besler demiştik. Beynimizi, sağlıklı beslenmek için kullanırsak yine faydası beynimize olacak. Beslenme ve gıdalara ilişkin birkaç söz daha söyleyip başka konularla yolumuza devam edelim.

44. Kanserle mücadelede öne çıkarılan 9 gıda: brokoli, domates, ıspanak, portakal, sarmısak, elma, soya, havuş ve yeşil çay.

45. C vitamini içeren meyveleri menünüzdeneksi ketmeyin.

46. Günde 3 büyük öğün yiyeceğinize 5-6 küçük öğün yemeye çalışın. Yapılan araştırmalar böyle beslenenlerin kolestrol seviyelerinin düşük çıktığını, kalp krizi riskinin %10-20 azaldığını göstermektedir.

47. Fındık…Yerseniz… Günde 3 badem bir günlük E vitamini ihtiyacınızı karşılarki buda yaşlanma dolayısıyla beyin fonksiyonlarının kötüleşmesini yavaşlatır.

48. Şeker yerine bal yiyin.

49. Soya yiyin.

50. Aldığınız gıdaların üzerindeki yağ, şeker, tuz oranlarına bakın. Bir süresonra gözünüz alışacak ve fazla olanları tercih etmeyeceksiniz.

Okumaya devam et

Beynini kullan – 3

Günde 1 saat yaptığınız bir şeyin yılda 15 gününüze mal olduğunu düşünün. Aslında çoğunuzun ekmek parasını kazanmasını sağlayan beyniniz için ne kadar zaman ayırıyorsunuz? Ya da onun için ne yapıyorsunuz? Devam edelim önerilerimize;

29. Derin nefes alın. Sadece göğüs nefesi değil karnınızı şişirecek şekilde diyaframınızdan nefes alın ve alma sürenizin 2 katı sürede nefesinizi geri verin. Bunu günde 3 dakika olmak üzere 5 set şeklinde yapın. Özellikle gece uykunuz kaçtığında çok işe yarar.

30. Önemli kararlar vermeniz gerektiğinde ya da doğru karar vermeniz gerektiğinde beyninizi sakin bir yere taşıyın. Sessiz ve rahat bir ortamdabeyniniz size daha iyi hizmet edecektir. Derin bir nefes alarak düşünmeye başlayın.

31. Herşeyi kişisel olarak düşünmeyin. Beyninizin başkalarının bakış açısından ve objektif olarak değerlendirebilmesine olanak verin. Sürekli aynı şekilde düşünmek beyni köreltir. İnsanları dinleyin ve söylediklerini anlamaya odaklanın.

32. Mümkünse aynı anda tek bir iş ile uğraşın. Beyniniz aynı anda birden fazla işle uğraşmanıza imkan verir ama bu şekilde kullanmak alınacak sonuçlar açısından çok doğru değildir.

33. Çabuk karar alma egzersizleri yapın. Aldığınız kararların risklerini, stresini göze alın. Fikrinizi değiştirebilirsiniz ama kararları değiştirmek daha zordur.

Gelelim gıdalara. Beynimizi vücudumuz besler. Bu yüzden beslenme ve alınan gıdalar beynimizin sağlığı çok önemlidir;

Okumaya devam et

Beynini kullan – 2

Beynimize iyi gelecek uygulamalara ve önerilere devam ediyorum.

15. Biraz müzikle kötü modunuzdan çıkmaya çalışın. Sevdiğiniz ve sizi rahatlatan şarkıları elinizin altında tutun. Sıkıldığınızda hemen dinlemeye başlayın.

16. Güzel anılarınızı kafanızda canlandırın. Eski fotoğrafları ya da okul yıllıklarınızı çıkarın, biraz geçmişe gidin. Hatta size önerim her fotoğrafı anlatan bir yazı yazarak başkalarının öğrenmesini sağlayabilirsiniz.

17. Duygusal vampirlerden kaçının. Duygusal vampirler Amerikalıların “loser” dedikleri “kaybedenlerdir”. Kendilerine güveni olmayan, hayatları boyunca bir şey başaramamış, olabildiğince karamsar, tembel olanlardır. Bu tip kişiler beyninizi gereksiz yere yorarlar, enerjinizi alırlar.

18. Uyku önemlidir. İyi bir uyku beyin performansınızı %20-30 artırır. Eğer kafanızda çok fazla düşünceler varsa ve bunlar sizi rahatsız ediyorsa yazmayı deneyin. Belki kağıdın üstünde bırakabilirsiniz.

19. Hayır demeyi öğrenin.

20. Konsantrasyon beyin gücünü artırır. Konsantre olmaya ve odaklandığınız şeyi tamamlamadan başka şeye geçmemeye çalışın.

Okumaya devam et