Yazar arşivleri: savassakar

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 30 – Proje Performans Alanları – Proje Ekibi – 2

PROJE EKİP KÜLTÜRÜ

Her proje ekibi kendi kültürünü geliştirir. Proje ekibi kültürü, proje ekibinin hep birlikte normları belirlemesi veya davranışları ve eylemleri yoluyla oluşturulabilir. Proje ekibi kültürü, kurum kültürü içinde proje ekibinin bireysel çalışma ve etkileşim yollarını yansıtır.

İnsanların önyargıları (bilinçli ve bilinçsiz)  vardır. Örneğin, yönetici, MS Project tarafından hazırlanmayan zaman çizelgesinin gerçekçi olmayacağını düşünebilir. 20 günden daha düşük sürelerle yapılacak ayrıntılı planlamanın zaman kaybı olduğuna inanabilir. Önyargılar konusunda açık ve şeffaf olmak, fikir birliği ve işbirliğini mümkün kılabilecek açıklık ve güven kültürü oluşturur.

Proje yöneticisi, proje ekibinin açık bir şekilde iletişim kurmasını sağlayan güvenli, saygılı, yargısız bir ortamın oluşturulmasında ve sürdürülmesinde kilit rol oynar. Bunu başarmanın bir yolu, istenen davranışları modellemektir;

  • Şeffaflık – Birinin nasıl düşündüğü, seçim yaptığı ve bilgiyi nasıl işlediği konusunda şeffaf olması, diğerlerinin kendi süreçlerini tanımlamasına ve paylaşmasına yardımcı olur. Bu yaklaşım, önyargılar hakkında şeffaf olmaya kadar uzanabilir.
  • Doğruluk – Doğruluk, etik davranış ve dürüstlükten oluşur. Bireyler riskleri, varsayımlarını ve tahminlerinin temellerini açıklayarak, kötü haberleri erken vererek, durum raporlarının projenin durumunun doğru şekilde yansıtmasını sağlayarak ve diğer birçok yolla dürüstlüklerini gösterebilirler. Etik davranış, ürün tasarımında kusurları veya olumsuz etkileri ortaya çıkarmayı, potansiyel çıkar çatışmalarını ifşa etmeyi, adaleti sağlamayı ve çevre, paydaş ve finans kaynaklı etkilere dayalı kararlar almayı içerir.
  • SaygıHerkesin düşüncesine, becerilerine, bakış açısına ve uzmanlığına saygı göstermek, tüm proje ekibi üyelerinin bu davranışı benimsemesi için zemin hazırlar.
  • Olumlu söylem – Proje süresince farklı görüşlerin, yaklaşım biçimlerinin ve yanlış anlamaların ortaya çıkması normalidir. Tartışma yerine diyalog kurma fırsatı sunarlar. Diyalog kurmak, farklı görüşleri ele alabilmek ve çözüme ulaştırabilmek için başkalarıyla birlikte çalışmayı gerektirir. Tartışma, kazan-kaybet ile sonuçlanır ve istenmez.
  • Destek – Projeler, teknik zorluklar, çevresel etkiler ve kişiler arası etkileşimler açısından zorlu geçebilir. Proje ekibi üyelerini problem çözme ve engelleri ortadan kaldırma yaklaşımını desteklemeleri, destekleyici kültürü oluşturur, güvenilir ve işbirliğine dayalı bir ortam sağlar. Destek, cesaret vererek, empati kurarak ve aktif dinlemeyle gösterilebilir.
  • Cesaret – Sorunlara veya çalışma şekline yeni yaklaşım önermek göz korkutabilir. Konunun uzmanıyla veya daha fazla yetkiye sahip biriyle aynı fikirde olunmayabilir. Öneri yapmak, aynı fikirde olmamak veya yeni bir şey denemek için gereken cesareti göstermek deneme (deney) kültürü sağlar, diğerlerine cesur olmanın ve yeni yaklaşımlar denemenin güvenli olduğu mesajını verir.
  • Başarıyı kutlamak – Proje hedeflerine, zorluklara ve sorunlara odaklanmak konusunda  bireysel çıkarlarına odaklanan proje ekibi üyeleri bir bütün olarak proje ekibinin hedeflere doğru istikrarlı bir şekilde ilerlemesi gerektiği gerçeğini göz ardı ederler. Kendi işlerine öncelik verdikleri için, yenilik, adaptasyon, başkalarına hizmet etmek ve öğrenmek gibi konuları erteleyebilirler. 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 29 – Proje Performans Alanları – Proje Ekibi – 1

2 – PROJE EKİBİ PERFORMANS ALANI

Proje Ekibi Performans Alanı, iş sonuçlarını gerçekleştiren ve proje teslimatlarını üretmekten sorumlu kişilerle ilgili aktiviteleri ve işlevleri ele alır.

Bu performans alanının etkin bir şekilde yürütülmesi ile aşağıdaki istenen sonuçlar elde edilebilir;

  • Ortak sahiplenme
  • Yüksek performanslı ekip
  • Tüm ekip üyeleri tarafından gösterilen uygulanabilir liderlik ve kişiler arası beceriler.

Bu performans alanı, farklı bireylerden oluşan bir ekibin yüksek performanslı proje ekibine dönüşmesini sağlayan kültür ve ortamın oluşturulmasını gerektirir. Proje ekibi gelişimini teşvik etmek için gereken aktiviteler tanımlanır ve tüm proje ekibi üyelerinin liderlik davranışlarını teşvik etmesi sağlanmaya çalışılır.

Aşağıdaki tanımlar Proje Ekibi Performans Alanı ile ilgilidir:

  • Proje YöneticisiProje hedeflerine ulaşmaktan sorumlu olan ve proje ekibine liderlik etmek üzere atanan kişidir.
  • Proje Yönetim EkibiProje yönetimi aktivitelerini gerçekleştiren proje ekibi üyeleridir.
  • Proje Ekibi – Proje hedeflerine ulaşmak gerekli çalışmaları gerçekleştiren gruptur. Okuma: Proje Ekibi Olmak ya da Olmamak

Proje Ekibini Kurmak

2.1 PROJE EKİP YÖNETİMİ VE LİDERLİK

Proje yönetimi, liderlik ve yönetim aktivitelerinin gerçekleştirilebilmesi için bilgi, beceri, araç ve tekniklerin uygulanmasını gerektirir.

  • Yönetim aktiviteleri (etkili süreçler tasarlamak, planlama, koordinasyon, ölçme ve çalışmaları izleme vb.) proje hedeflerine ulaşmaya yönelik araçlara odaklanır.
  • Liderlik aktiviteleri (etkileme, motive etme, dinleme vb.) insanlara odaklanır. 

Her ikisi de amaçlanan sonuçların sağlanmasında önemli yer tutar.

2.1.1 Merkezi Yönetim ve Liderlik

Liderlik aktiviteleri tüm proje ekibi üyeleri tarafından uygulanmalıdır. Yönetim aktiviteleri merkezileştirilebilir veya dağıtılabilir. Yönetim aktiviteleri merkezileştirildiğinde, hesap verme sorumluluğu (sonuçtan sorumlu olma), proje yöneticisindedir. Bu yaklaşımda proje başlatma belgesi proje yöneticisinin proje sonuçlarına ulaşması ve proje ekibini oluşturması için yetkilendirme sağlar.

2.1.2 Dağıtılmış Yönetim ve Liderlik

Bu yaklaşımda proje yönetimi aktiviteleri, proje yönetimi ekibi arasında paylaşılır ve proje ekibi üyeleri işin tamamlanmasından sorumlu tutulur. Proje ekibi, projeyi tamamlamak için kendi kendine organize olur. Belirlenmiş bir proje yöneticisine yerine, proje ekibindeki biri iletişim, işbirliği ve katılımı sağlamak için kolaylaştırıcı olarak hizmet eder. Bu rol proje ekibi üyeleri arasında zamanla değişebilir.

Proje Yönetiminde Kolaylaştırma

Hizmetkar liderlik, mümkün olan en yüksek proje ekibi performansını sağlamak için proje ekibi üyelerinin ihtiyaçlarını ve gelişimini anlamaya ve ele almaya odaklanan bir liderlik tarzıdır. Hizmetkâr liderler, aşağıdaki gibi sorulara odaklanarak proje ekibi üyelerini en yüksek potansiyellerine ulaştırmaya önem verirler:

  • Proje ekibi üyeleri bireysel olarak gelişiyor mu?
  • Proje ekibi üyeleri daha sağlıklı, akıllı, özgür ve özerk mi?
  • Proje ekibi üyelerinin hizmetkar lider olma olasılığı yüksek mi?

Hizmetkâr liderler, proje ekibi üyelerine uygun karar verme fırsatları yaratır, mümkün olduğunda proje ekiplerinin kendi kendilerine organize olmalarına ve özerklik düzeylerini artırmalarına izin verir.

Hizmetkar liderlik davranışları şunları içerir:

  • Engelleri kaldırma – Hizmetkâr lider, ilerlemelerinin önündeki engelleri kaldırarak değer teslimini en üst düzeye çıkarır. Proje ekibinin çalışmasını engelleyebilecek sorunları çözerek ve engelleri kaldırarak (veya hafifleterek) proje ekibinin daha hızlı değer katmasını sağlar.
  • Saptırma kalkanı – Hizmetkar liderler, proje ekibini mevcut hedeflerden saptıran iç ve dış etkilerden korurlar. Zamanın bölünmesi üretkenliği azalttığı için proje ekibini kritik olmayan dış taleplerden korur, odaklanmalarına yardımcı olurlar.

Projelerde Ekibin Moralini Bozmadan Odaklamak

  • Teşvik ve geliştirme fırsatları – Hizmetkar liderler proje ekibini memnun ve üretken tutmak için araçlar ve teşvikler sağlarlar. Memnuniyeti sağlamak için ekip üyelerini neyin motive ettiğini öğrenir ve iyi yapılan işler için ödüllendirmenin yollarını bulurlar.

Proje Yöneticisi Olmak

2.1.3 Ekip Geliştirmenin Ortak Yönleri

Proje ekibini geliştirmenin aşağıdaki gibi ortak yönleri vardır;

  • Vizyon ve hedefler – Herkes proje vizyonundan ve hedeflerinden haberdar olmalıdır. Vizyon ve hedefler proje boyunca proje ekibi ile paylaşılır. Bu yaklaşım proje ekibinin, karar verme ve problem çözme vb. konularda amaçlanan sonuçlarla bağlantıyı kurmalarını sağlar.
  • Roller ve sorumluluklar – Proje ekibi üyelerinin rollerini ve sorumluluklarını anlamalarını ve yerine getirmelerini sağlamak gereklidir. Bilgi ve becerilerdeki eksikliklerin belirlenip eğitim, mentorluk veya koçluk yoluyla giderilmesine yönelik stratejileri belirlenmelidir.
  • Proje ekibi operasyonları – Proje ekibinin, iç ve dış paydaşlarla iletişimini, problem çözmeyi ve fikir birliğine varma sürecini kolaylaştırmak gerekir. Bu konuda proje ekibi başlatma belgesi vb. geliştirmek için proje ekibiyle birlikte çalışılmalıdır.
  • Rehberlik – Rehberlik, herkesi doğru yöne yönlendirmek için gereklidir. Proje ekibi üyelerine görevler veya teslimatlar hakkında rehberlik sağlanmalıdır.
  • Büyüme – Proje ekibinin iyi performans gösterdiği ve geliştirebileceği alanları belirlemek proje ekibinin büyümesine yardımcı olur. İşbirliği içinde çalışan proje ekibi, gelişim hedefleri belirler ve bu hedeflere ulaşmak için adımlar atar.

Yukarıdaki maddeler proje ekibindeki her birey için geçerlidir. Proje Ekibi üyeleri belirli alanlarda becerilerini ve deneyimlerini geliştirmek isteyebilir ve proje yöneticisi yardımcı olabilir.

Proje ekipleri, sözleşmeye, stratejik ortaklık vb. sebeplerle farklı organizasyonlar çalışanlarından oluştuğunda, belirlenen roller sözleşmeye veya diğer şartlara bağlı olarak resmi ve daha az esnek olabilir. Bu tür yaklaşımlar “tek takım” zihniyeti oluşturmak, proje ekibi üyelerinin herkesin projeye nasıl katkıda bulunduğunu anlamalarını sağlamak, becerileri, yetenekleri ve süreçleri bütünleştiren diğer etkinleştiricileri oluşturmak için daha fazla ön çalışma gerektirir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 28 – Proje Performans Alanları – Paydaşlar – 3

PAYDAŞ PERFORMANS ALANININ DİĞER PERFORMANS ALANLARI İLE ETKİLEŞİMLERİ

Paydaşlar projenin tüm süreçlerinde yer alırlar. Paydaş Performans Alanı diğer performans alanlarıyla bütünleşiktir ve iç içe geçer;

  • Proje ekibi ihtiyaç duyduğu gereksinimleri ve kapsamı tanımlar, önceliklendirirler.
  • Planlamaya katılır ve yönlendirirler.
  • Proje teslimatları ve sonuçları için kabul ve kalite kriterlerini belirlerler.
  • Proje çalışmalarının çoğu, paydaşlarla etkileşim kurmak ve iletişim kurmak ile geçer.
  • Proje boyunca veya kapanışında, proje teslimatlarını kullanırlar ve proje sonuçlarını etkilerler.

Bazı paydaşlar projede mevcut olan belirsizliği azaltmaya yardımcı olurken, diğerleri belirsizliğin artmasına neden olabilirler.

Müşteriler, üst yönetim, proje yönetim ofisi liderleri veya program yöneticileri gibi paydaşlar, proje ve teslimatları için performans ölçümlerine odaklanırlar. 

PAYDAŞ PERFORMANS ALANINA YÖNELİK YAPILANLARIN SONUÇ KONTROLÜ

Çıktı: Proje boyunca paydaşlarla verimli bir çalışma ilişkisi kurulur.
Kontrol: Paydaşlarla verimli çalışma ilişkileri gözlemlenmelidir. Paydaşların katılım seviyeleri göreceli memnuniyet düzeyini gösterir.

Çıktı: Proje hedefleri konusunda paydaşlarla ortak anlayış sağlanır.
Kontrol: Proje ve ürün gereksinimlerindeki önemli sayıdaki değişiklikler veya modifikasyonlar, paydaşların proje hedeflerine olan ilgilerini kaybedip kaybetmediklerini, beklentilerle uyumlu olup olmadıklarını gösterir.

Çıktı: Projeden çıkarı olan paydaşlar destekleyici ve memnun, çıkarına olmayan veya çıktılara karşı olan paydaşlar proje sonuçlarını olumsuz etkilemezler.
Kontrol: Paydaşların davranışları, projeden memnun olup olmadıklarını, projeyi destekleyip desteklemediklerini veya projeye karşı olup olmadıklarını gösterir. Anketler, görüşmeler ve odak grupları, paydaşların memnun ve destekleyici olup olmadıklarını, projeye veya sonuçlarına karşı olup olmadıklarını belirlemenin etkili yollarıdır. Proje problem kayıtlarının ve risk kayıtlarının gözden geçirilmesi, paydaşlarla ilgili zorlukları belirlemeye yardımcı olur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 27 – Proje Performans Alanları – Paydaşlar – 2

PAYDAŞ KATILIMINI SAĞLAMA

Paydaş katılımını sağlamak, paydaşların verimli katılımını teşvik etmek için stratejilerin belirlenmesini ve bu doğrultuda eylemlerin uygulanmasını içerir. Paydaş katılım aktiviteleri, proje başlamadan önce veya proje başladığında başlar ve proje boyunca devam eder.

Projenin başlangıcında net bir vizyonun ortaya konması ve paydaşlarla paylaşılması, proje boyunca iyi ilişkiler ve uyum sağlar. Kilit paydaşların üzerinde mutabık kaldığı net bir vizyon oluşturmak, proje veya amaçlanan sonuçlar çıkarına olmayan paydaşlarla bazı zorlu müzakereleri gerektirebilir. Yukarıdaki şekilde gösterildiği gibi, paydaşları etkin bir şekilde dahil etmenin birkaç adımı vardır;

1 – Tanımla

Proje ekibini oluşturmadan önce üst düzey paydaş tanımlaması  yapılabilir. Ayrıntılı paydaş tanımlaması, proje ilerledikçe aşamalı olarak detaylandırılır ve proje boyunca sürekli bir aktivitedir. Müşteri, sponsor, proje ekibi, son kullanıcılar vb. gibi bazı paydaşların belirlenmesi kolaydır, ancak projeyle doğrudan bağlantılı olmayan paydaşların belirlenmesi zor olabilir.

2 – Anla ve Analiz Et

Paydaşlar belirlendikten sonra, proje yöneticisi ve proje ekibi, paydaşların hislerini, duygularını, inançlarını ve değerlerini anlamaya çalışmalıdırlar. Bu bilgiler, proje sonuçları için ek tehditler veya fırsatlar hakkında bilgi sahibi olmalarını sağlar. İnsan tutum ve davranışları hızla değişebileceği için paydaşları anlamak ve analiz etmek sürekli bir eylemdir.

Proje paydaşlarını anlamakla ilgili olarak, her bir paydaşın projedeki konumunun ve bakış açısının analiz edilmesi gerekir;

  • Proje üzerindeki gücü – Organizasyon içindeki konumu, sahip olduğu bilgi vb.
  • Proje üzerindeki etkisi – Projede aldığı sorumluluk itibari ile hedefleri etkileme gücü 
  • Tutum – Proje sonuçlarına, işlerine, iş yapma veya diğer paydaşlara karşı yaklaşımı
  • İnançlar – Kişisel değerleri
  • Beklentiler – Projeden ve sonuçlarından beklentisi
  • Etki derecesi – Projeyi etkileme derecesi (Az, Normal, Çok)
  • Projeye yakınlık – Projeye olan ilgi seviyesine göre durduğu pozisyon (Çok yakın, yakın, uzak, çok uzak)
  • Projeye ilgisi – Projenin çıkarlarına ne derece uyduğu
  • Proje ve paydaşlarla etkileşimini etkileyebilecek diğer hususlar – Lokasyon, konuşulan dil vb.

Bu bilgiler, proje ekibinin, paydaşların motivasyonlarını, eylemlerini ve davranışlarını etkileyebilecek doğru etkileşimler dikkate almasına yardımcı olur.

Bireysel analize ek olarak, projenin hedeflerini destekleyen veya engelleyen proje içi ittifaklar ortaya çıkarsa, paydaşların birbirleriyle nasıl etkileşime gireceği düşünülmelidir. Ör, proje ekibi departman yöneticisinin son derece etkili olduğuna inanıyor ancak projeyle ilgili olumsuz algıları varsa, belirli konularda nasıl yaklaşmaları gerektiğini belirleyebilirler. Her durumda, kişisel bilgilerin gizliliği konusunda hassas davranılmalı ve gizli tutulmalıdır.

Paydaş Analizi
Paydaş Haritalama/Gösterim

3 – Önceliklendir

Birçok projede, proje ekibinin, doğrudan veya etkili bir şekilde ilişki kurması için gerekenden daha fazla paydaş vardır. Proje ekibi, paydaş analizine dayanarak, paydaşları önceliklendirebilir. Önceliği en fazla güce ve ilgiye sahip paydaşlara odaklamak gerekir. Proje ilerledikçe, proje ekibinin, yeni paydaşlara veya paydaş ortamındaki değişikliklere göre önceliklerini yeniden belirlemesi gerekir.

4 – Etkileşim – Katılımlarını Sağla

Paydaş katılımını sağlamak, projeyi paydaşlara tanıtmak, gereksinimlerini ortaya çıkarmak, beklentileri yönetmek, sorunları çözmek, müzakere etmek, öncelik vermek, problem çözmek ve kararlar almak için paydaşlarla işbirliği içinde çalışmayı gerektirir. Paydaşları projeye dahil etmek, aktif dinleme, kişilerarası beceriler ve çatışma yönetimi gibi yumuşak becerilerin yanı sıra vizyon oluşturma ve eleştirel düşünme gibi liderlik becerilerinin uygulanmasını gerektirir.

Paydaşlarla iletişim yazılı veya sözlü yollarla gerçekleşebilir ve resmi veya gayri resmi olabilir. Her bir iletişim türünün örnekleri aşağıdaki tablodan görülebilir;

İletişim yöntemleri, itme, çekme ve etkileşimli iletişimi içerir:

  • İtme İletişimi – Notlar, e-postalar, durum raporları, sesli posta vb. gibi paydaşlara gönderilen iletişimleri ifade eder. İtme iletişimi, paydaşlar veya paydaş grupları ile tek yönlü iletişim için kullanılır. Anında iletişim, tepkiyi anında ölçme ve anlaşılıp anlaşılmadığını değerlendirmek mümkün değildir. Bu nedenle dikkatli olarak kullanılmalıdır.
  • Çekme İletişimi – Proje ekibi üyesinin politika, prosedür veya şablonlar vb. bulmak için intranete gitmesi vb. arayarak bulunan bilgiler kast edilmektedir. 

Paydaş katılımı sağlama, iletişimin tipi, itme veya çekme olup olmamasından daha derin bir konudur. Paydaş Katılımı etkileşimli olarak yürütülmelidir. Yapılan görüşmeler, telefonla konuşmalar, toplantılar, beyin fırtınası, ürün demoları vb.  bir veya daha fazla paydaşla bilgi alışverişini anlamına gelir.

Tüm iletişim biçimlerinde, hızlı geri bildirim aşağıdaki konularda faydalıdır;

  • Paydaş(lar)ın mesajı ne derecede anladığını teyit etmek
  • Paydaşların mesajla hemfikir olup olmadığını belirlemek
  • Alıcının algıladığı farklı veya diğer istenmeyen noktaları tanımlamak
  • Diğer yardımcı bilgileri öğrenmek

Projelerde Bilgi Almak

5 – İzle

Proje yaşam döngüsü boyunca, teslimatlar ortaya çıktıkça yeni paydaşlar belirlenebilir, mevcutlar paydaş olmaktan çıkabilir. Proje ilerledikçe, bazı paydaşların tutumu, gücü ve ilgisi değişebilir. Yeni paydaşlar belirlendikçe analiz edilmeli, mevcut katılım stratejisinin etkili olup olmadığı, ayarlanması gerekip gerekmediği değerlendirilmelidir. Bu nedenle, proje süresince paydaş katılımının miktarı ve etkinliği izlenmelidir.

Paydaş Katılımı Değerlendirme Matrisi

Proje teslimatları ve projenin genel yönetimi konusunda paydaş memnuniyetinin derecesi görüşmelerle belirlenebilir. Proje ve döngü değerlendirmeleri, ürün incelemeleri, aşama kapıları ve diğer yöntemlerle periyodik olarak geri bildirim alınabilir. Kalabalık paydaş gruplarının memnuniyet derecesini değerlendirmek için anket yapılabilir. Gerektiğinde, daha yüksek paydaş memnuniyeti elde etmek için paydaş katılımını sağlama yaklaşımı güncellenebilir.

Proje Paydaş Riskleri ve Sosyal Ağ Analizi
Proje Yönetiminde İlişki Ağları
Yaparım Deyip Yapmayan Proje Paydaşları

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 26 – Proje Performans Alanları – Paydaşlar – 1

PAYDAŞ PERFORMANS ALANI

Paydaş Performans Alanı, paydaşlarla ilişkili aktiviteleri ve işlevleri ele alır.

Bu performans alanının etkin bir şekilde yürütülmesinden beklenen sonuçlar aşağıdaki gibidir; 

  • Proje boyunca paydaşlarla verimli bir çalışma ilişkisi.
  • Proje hedefleri konusunda paydaşlarla anlaşma.
  • Projeden fayda sağlayan paydaşların destekleyici olması ve memnuniyeti. Projeyi veya teslimatlarından beklediği çarı elde edemeyeceğini düşünen ve desteklemeyenlerin proje sonuçlarını olumsuz etkilemesini engelleme.

Aşağıdaki tanımlar Paydaş Performans Alanı ile ilgilidir:

Paydaş – Proje, program veya portföyden, aktivitelerinden veya sonucundan etkilenebilecek, etkileyebilecek veya etkilendiğini algılayabilecek kişi, grup veya organizasyonlar.

Video – Proje Paydaşları

Paydaş Analizi – Proje boyunca kimin çıkarlarının dikkate alınması gerektiğini belirlemek ve yaklaşım önceliklerini belirlemek için nicel ve nitel bilgileri sistematik olarak toplama ve analiz etme yöntemidir.

Paydaş performans alanı, proje hedeflerine ulaşma konusunda paydaşlarla çalışmayı, olumlu ilişkiler ve memnuniyeti sağlamak için onlarla etkileşim kurmayı gerektirir.

Paydaşlar bireyleri, grupları ve organizasyonları içerir. Bir projenin az veya çok paydaşı olabilir. Projenin farklı aşamalarında farklı paydaşlar olabilir ve proje ilerledikçe paydaşların etkisi, gücü veya çıkarları değişebilir.

Paydaşları belirlemek, organizasyonun içinden ve dışından paydaşları belirlemektir. Paydaşlar, tutumları (destekleyen, desteklemeyen ve nötr) ile ele alınır. Teknik proje yönetimi becerilerine sahip olmak proje başarısı için önemli olmakla beraber paydaşlarla etkin bir şekilde çalışmak için kişilerarası ve liderlik becerilerine sahip olmakta önemlidir.

Proje Yöneticisi ve Fonksiyonel Yöneticiler 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 25 – Proje Performans Alanları – 1

Proje Performans Alanları

Proje performans alanı, proje sonuçlarının etkili bir şekilde sunulması için kritik aktivitelerdir.

Proje performans alanları, istenen proje sonuçlarını elde etmek için uyum içinde çalışan etkileşimli, birbiriyle ilişkili ve birbirine bağımlı odak alanlarıdır.

Sekiz proje performans alanı vardır:

  • Paydaşlar
  • Takım
  • Geliştirme Yaklaşımı ve Yaşam Döngüsü
  • Planlama
  • Proje Çalışması,
  • Teslim
  • Ölçümleme
  • Belirsizlik

Aşağıda görülebileceği gibi 12 Proje Yönetimi Prensibinin tüm 8 Proje Yönetimi Performans alanında dikkate alınması gerekiyor. Prensipler ve performans alanları birbirleri ile entegre bir biçimde ele alınmalıdır.

Performans alanları birlikte bir bütündür. Projenin ve amaçlanan sonuçlarının başarılı bir şekilde sunulmasını sağlamak için her bir performans alanı diğer performans alanlarına bağımlı olan entegre bir sistem olarak çalışır.

Performans alanları, değerin nasıl sağlandığına bakılmaksızın (sıklıkla, periyodik olarak veya projenin sonunda) proje süresince eşzamanlı olarak ele alınır. Örneğin, proje liderleri, projenin başlangıcından bitişine kadar paydaşlara, proje ekibine, proje yaşam döngüsüne, proje çalışmasına ve benzerlerine odaklanırlar.

Performans alanları, birbiriyle örtüştüğü ve birbiriyle bağlantılı olduğu için ayrı çalışmalar olarak ele alınmaz. Performans alanlarının ilişkili olduğu süreçler her proje için farklıdır ve her projede mevcutturlar.

Performans alanlarının her birinde gerçekleştirilen belirli aktiviteler, organizasyonun bağlamı, proje, teslimatlar, proje ekibi, paydaşlar ve diğer faktörler tarafından belirlenir. Performans alanlarına ilişkin açıklamalarımı bundan sonraki yazılarımda görebileceksiniz.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 24 – Proje Yönetim İlkeleri – 13

12 – DEĞİŞİMİ ETKİNLEŞTİRMEK

Projeler, organizasyonları mevcut durumlarından başka bir duruma geçirirler. Bu yüzden değişiklikten etkilenen paydaşların, yeni ve farklı davranış ve süreçlerin benimsenmesi ve sürdürülmesi için hazırlanmaları gerekir.

Temel Prensipler

  • Değişime yönelik yapılandırılmış yaklaşım, bireylerin, grupların ve organizasyonun mevcut durumdan gelecekte arzu edilen bir duruma geçişine yardımcı olur.
  • Değişiklik, organizasyonun içinden veya dışından kaynaklanabilir.
  • Tüm paydaşlar değişimi benimsemediğinde değişimi etkinleştirmek zor olabilir.
  • Kısa sürede çok fazla değişiklik yapmaya çalışmak değişim yorgunluğuna ve/veya direncine neden olabilir.
  • Paydaş katılımı ve katılıma yönelik motivasyonel yaklaşımlar, değişimin benimsenmesine yardımcı olur.

Günümüzün iş ortamında ürünler, hizmetler, süreçler ve iş yapış tarzlarında geçerliliği korumak, tüm organizasyonlar için zordur. Geçerlilik, paydaşların ihtiyaç ve isteklerine duyarlı olmayı gerektirir. Paydaşların yararına olacak istek ve önerileri sürekli olarak değerlendirmek, değişikliklere hızla yanıt vermek ve değişimin aracıları olarak hareket etmek gerekir.

Proje yöneticileri, organizasyonu değişikliklere hazır tutmak için hazır olmalıdırlar. Projeler, tanımları gereği yeni bir şey yaratırlar yani değişimin aracılarıdır.

Değişim yönetimi, bireyleri, grupları ve organizasyonları mevcut durumdan, arzu edilen faydaların gerçekleştirileceği gelecekteki duruma geçirmek için kapsamlı, döngüsel ve yapılandırılmış bir yaklaşım benimsemektir. Bu yaklaşım projeyle ilişkili değişikliklerin tanımlandığı, belgelendiği ve ardından karar verildiği entegre proje değişiklik kontrolünden farklıdır.

Organizasyondaki değişiklik, ihtiyaç veya istek şeklinde iç kaynaklardan kaynaklanabilir. Değişim, teknolojik gelişmeler, demografik değişiklikler veya sosyoekonomik baskılar gibi dış kaynaklardan kaynaklanabilir. Her değişiklik, değişikliği yaşayan grup ve grubun etkileşimde bulunduğu diğer gruplar tarafından bir dereceye kadar uyarlama içerir.

Değişim, paydaşlar tarafından uygulanırken aynı paydaşlar için sonuçları olur. Değişim, paydaş değişikliği getirebilir. Bu durum istenen teslimatın yanı sıra amaçlanan sonucu sağlamak için proje işlerinin kolaylaştırılmasını sağlayabilir.

Organizasyonda değişimi sağlamak zor olabilir. Bazı çalışanlar, değişime dirençli ve riskten kaçınıyor olabilirler. Organizasyon kültürü muhafakzakar olabilir.

Etkili değişim yönetimi, güçlü strateji yerine motivasyonel strateji kullanır. Paydaşların katılımı ve iki yönlü iletişim, değişimin benimsenmesi ve özümsenmesinin gerçekleşebileceği veya dirençli olanların ikna edilebileceği bir ortam yaratır.

Proje ekibi üyeleri ve proje yöneticileri, değişikliğin müşteriler tarafından başarıyla benimsenmesi veya özümsenmesi olasılığını artırmak için ilgili paydaşlarla birlikte çalışmalıdırlar. Bu yaklaşım, değişiklikle ilgili vizyon ve hedeflerin projede erkenden iletilmesini ve değişiklik için katılımı sağlar. Değişikliğin faydaları ve iş süreçleri üzerindeki etkisi, proje boyunca organizasyonun tüm seviyeleri ile paylaşılır.

Değişimin hızını, değişim iştahına, maliyetine ve paydaşların ve çevrenin değişimi özümseme kabiliyetine göre uyarlamak gerekir. Çok kısa sürede çok fazla değişiklik, değişim doygunluğu nedeniyle dirence yol açabilir. Paydaşlar, değişimin daha fazla değer üreteceği veya sonuçları iyileştireceği konusunda oybirliğiyle hemfikir olsalar bile, daha fazla fayda sağlayacak konular üzerinde çalışmakta zorluk çekebilirler. Faydaların gerçekleşmesini teşvik etmek ve ilk duruma geri dönmeyi önlemek için değişikliği güçlendirmeye ve sürdürmeye yönelik aktiviteler gerçekleştirilmelidir. 

Paydaşların proje yaşam döngüsü boyunca değişimi benimseme tutumlarını ve ihtiyaçlarını anlamak, dikkate almak, başarı olasılığını artırır. 

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 23 – Proje Yönetim İlkeleri – 12

11 – UYARLANABİLİRLİK VE DAYANIKLILIĞI KABUL ETMEK

Organizasyonun ve proje ekibinin, projenin değişime uyum sağlaması, olumsuzluklardan kurtulması ve çalışmalarını ilerletmesi için benimsedikleri yaklaşımlarına uyarlanabilirlik ve dayanıklılık kazandırması gerekir.

Temel Prensipler

  • Uyum, değişen koşullara cevap verme yeteneğidir.
  • Esneklik, etkileri absorbe etme, gerileme veya başarısızlıktan hızla kurtulma yeteneğidir.
  • Teslimatlardan ziyade sonuçlara odaklanma, uyarlanabilirliği kolaylaştırır.

Projeler, çeşitli aşamalarda zorluklarla veya engellerle karşılaşır. Proje ekibinin yaklaşımında uyarlanabilirliği ve esnekliği bir arada ele alması, ortaya çıkan etkileri yönetmesine ve ekip gelişimine yardımcı olur.

Uyarlanabilirlik, değişen koşullara cevap verme yeteneğidir.

Dayanıklılık, birbirini tamamlayan iki özellikten oluşur: etkileri yönetme, aksilik veya başarısızlıktan sonra hızla toparlanma yeteneğidir.

Hem uyarlanabilirlik hem de esneklik, projeler üzerinde çalışan herkes için yararlı özelliklerdir.

Projeler başlangıçta planlandığı gibi ilerlemezler. Projeler, tüm iç ve dış faktörlerden (gereksinimler, sorunlar, paydaşlar vb.) etkilenirler.

Projede bazı konularda başarısız olunabilir veya beklentileri karşılamayabilir ve bu durum proje ekibinin yeniden bir araya gelip düşünmesini ve planlamasını gerektirebilir. Örneğin bir projede, projenin yürütülmesi sırasında mevzuat değişikliği, planları değiştirebilir. Bu tip durumlarda proje ekibinin projeyi ilerletmek için durumu ele alması gerekir. Projelerin erken aşamalarda yapılan plan ve taahhütlere bağlı kalma düşüncesi, yeni veya öngörülemeyen faktörlerin ortaya çıkmasından sonra, istenilen değeri üretme potansiyelini sınırlayabilir.

Kapsam kayması (müşterinin isteği dışında iş yapma) gibi sorunlardan kaçınmak için uyarlamanın, uygun değişiklik kontrol süreci gibi bütünsel bir bakış açısıyla yapılması gerekir.

Proje ortamında, uyarlanabilirliği ve esnekliği destekleyen yetenekler aşağıdadır:

  • Uyumu hızlandırmak için kısa geri bildirim döngüleri (Kısa döngülerle değer üretimi, Çevik Yaklaşım)
  • Sürekli öğrenme ve iyileştirme bakış açısı
  • Geniş becerilere sahip proje ekipleri ve gerekli her beceri alanında kapsamlı bilgiye sahip bireyler (Uzman ekipler)
  • İyileştirme fırsatları için projenin düzenli olarak denetlenmesi ve uyarlanması (Sürekli gözden geçirme ve iyileştirme)
  • Çeşitli deneyimleri yakalamak için proje ekiplerinde çeşitliliğe gidilmesi (farklı kültür, departman ve deneyime sahip çalışanlar)
  • İç ve dış paydaşları bir araya getiren açık ve şeffaf planlama (Açık ve net iletişim, görünülürlüğü sağlama)
  • Fikirleri test etmek ve yeni yaklaşımları denemek için yapılacak küçük ölçekli prototipler ve deneyler (Erken hata yapma)
  • Yeni düşünme ve çalışma biçimlerinden yararlanma yeteneği (Başka fikirlere açık olmak)
  • İşin hızı ile gereksinimlerin kararlılığını dengeleyen süreç tasarımı (Duruma uygun ve gerektiği kadar)
  • Açık kurumsal görüşmeler (İletişim)
  • Aynı veya benzer geçmiş çabalardan öğrenme ve anlama (Alınan Dersler)
  • Birden çok olası senaryoyu tahmin etme ve birden çok olasılığa hazırlanma yeteneği ve istekliliği (Varsayım Senaryo analizi, Eğer Olursa Analizi)
  • Karar vermeyi son ana kadar ertelemek (Kanban Yaklaşımı)
  • Yönetim desteği
  • Hız ve dengeyi dengeleyen açık uçlu tasarım (Hız ve çıktıları dengeleyecek bir tempo tutturmak)

Teslimatlardan ziyade sonuçlara odaklanmak ve öngörmeye çalışmak, başlangıçta planlanandan daha iyi sonuç elde edilebilecek çözümleri mümkün kılabilir. Örneğin, proje ekibi, orijinal tanımlanmış teslimattan daha güçlü sonuçlar sağlayacak alternatif bir çözüm bulabilir.

Alternatiflerin araştırılması  iş gerekçesinin tamamlanması ile projenin kapanması arasında herhangi bir zamanda yeni bir çözüm ortaya çıkarabilir.

Proje sırasında adaptasyon fırsatları ortaya çıkabilir. Proje ekibi, fırsatı değerlendirebilmek için proje sponsoruna, ürün sahibine veya müşteriye fırsatı (durumu) aktarmalıdır. Eğer yapılmış bir sözleşmenin var ise türüne bağlı olarak, uyarlamadan kaynaklanan bazı değişiklikler için müşterinin onayına ihtiyaç duyulabilir.

Projelerde beklenmeyen değişiklikler ve koşullar fırsatlar yaratabilir. Proje ekipleri, değer teslimini optimize etmek için problem çözmenin yanı sıra değişikliklere ve planlanmamış olaylardan fırsatları yakalama konusunda projeye bütünsel yaklaşmalıdır. Planlanmamış bir olayda, proje ekipleri kazanılabilecek potansiyel olumlu sonuçları (fırsatları) araştırmalıdır. Örneğin, bir değişikliği geciktirmek piyasada bu özelliği sunan ilk ürün olma avantajı sağlayabilir.

Projede uyumu ve dayanıklılığı sağlamak, iç ve dış faktörler değiştiğinde proje ekiplerinin istenen sonuca odaklanmasını sağlar ve aksiliklerin olumsuz sonuçlarından etkilenmemeleri sağlar. Yukarıda sıralanmış özellikler, proje ekiplerinin hatalardan veya aksiliklerden hızla kurtulabilmeleri ve değer sağlamaya yönelik ilerleme kaydetmeye devam edebilmeleri için öğrenmelerine ve iyileştirmelerine yardımcı olur.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 22 – Proje Yönetim İlkeleri – 11

10 – RİSK YANITLARININ OPTİMİZE EDİLMESİ

Projelerde, beklenen sonuçlar üzerindeki olumlu etkilerin en üst düzeye çıkarılması ve olumsuz etkilerin en aza indirilmesi için hem fırsatlar hem de tehditler açısından riskler sürekli  değerlendirilmelidir.

Temel Prensipler

  • Tekil ve genel riskler projeleri etkileyebilir.
  • Riskler, pozitif (fırsatlar) veya negatif (tehditler) olabilir.
  • Riskler proje boyunca sürekli olarak ele alınır.
  • Organizasyonun risk tutumu, iştahı ve eşiği, riskin nasıl ele alınacağını etkiler.
  • Risk yanıtları
    • Riskin önemine uygun,
    • Maliyet etkin,
    • Proje bağlamında gerçekçi,
    • İlgili paydaşlar tarafından kabul edilen
    • Sorumluluğu bir kişiye ait olmalıdır.

Risk ortaya çıktığında, bir veya daha fazla hedef üzerinde olumlu veya olumsuz bir etkisi olabilir. Olumsuz etkinin gerçekleşmesine sorun (problem) denir ve problem yönetimi ile ele alınmalıdır. Belirlenen riskler projede gerçekleşebilir veya gerçekleşmeyebilir. Proje ekipleri, yaşam döngüsü boyunca hem proje içinde hem de dışında bilinen ve ortaya çıkan riskleri belirlemeye ve değerlendirmeye çalışırlar. Her risk gerçekleşmeyebilir her ana yeni riskler ortaya çıkabilir.

Proje ekipleri, olumlu risklerin (fırsatları) etkilerini en üst düzeye çıkarmaya ve olumsuz risklerin (tehditler) etkilerini kaldırmaya veya azaltmaya çalışırlar. Tehditler gecikme, maliyet aşımı, teknik arıza, performans düşüşü veya itibar kaybı gibi sorunlara neden olabilirler. Fırsatlar, azaltılmış zaman ve maliyet, geliştirilmiş performans, artan pazar payı veya itibar gibi faydalara yol açabilirler.

Proje ekipleri genel proje riskini de izlerler. Genel proje riski, belirsizliğin bir bütün olarak proje üzerindeki etkisini ifade eder. Genel risk, tekil riskler de dahil olmak üzere tüm belirsizlik kaynaklarından kaynaklanabilir.  Paydaşların hem olumlu hem de olumsuz proje sonucu değişikliklerinden etkilenmelerine sebep olur. Genel proje risklerinin yönetilmesindeki amaç, proje riskinin etkisini kabul edilebilir bir aralıkta tutmaktır.  Yönetim stratejileri, tehdit faktörlerini azaltmayı, fırsatları teşvik etmeyi ve proje hedeflerine ulaşma olasılığını en üst düzeye çıkarmayı içerir.

Proje ekibi üyeleri, risk iştahlarını ve risk eşiklerini anlamak için ilgili paydaşlarla iletişim kurarlar. Risk iştahı, organizasyonun veya bireyin kabul etmeye istekli olduğu belirsizlik derecesini tanımlar. Risk eşiği, organizasyonun ve paydaşların risk iştahını yansıtan bir hedef doğrultusundaki kabul edilebilir değişkenliğin ölçüsüdür. Risk eşiği, risk iştahını yansıtır. Bu nedenle, maliyet hedefi etrafında ±%5’lik bir risk eşiği, ±%10’luk bir risk eşiğinden daha düşük bir risk iştahını yansıtır. Risk iştahı ve risk eşiği, proje ekibinin bir projedeki riski nasıl yönetceğini ve risklere nasıl yaklaşması gerektiğini belirler. 

Etkili ve uygun risk yanıtları, tekil ve genel proje tehditlerini azaltırken fırsatları artırabilir. Proje ekipleri, aşağıdaki özellikleri göz önünde bulundurarak potansiyel risk yanıtlarını tutarlı bir şekilde belirlemelidir:

  • Riskin önemine uygun ve zamanında,
  • Uygun maliyetli,
  • Proje bağlamında gerçekçi,
  • İlgili paydaşlar tarafından kabul edilen
  • Sorumluluğu bir kişiye ait.

Genel Proje Risklerine Karşı Stratejiler

Tehditlere Yönelik Stratejiler

Fırsatlara Yönelik Stratejiler

Riskler organizasyon, portföy, program, proje ve ürün içinde mevcut olabilir.

Proje, riskin faydaların gerçekleşmesini, değerin artmasını ve azalmasını sağlayabileceği bir programın bileşeni olabilir. Proje, riskin potansiyel olarak portföyün toplam değerini ve iş hedeflerinin gerçekleştirilmesini artırabileceği veya azaltabileceği portföyün bileşeni olabilir.

Tutarlı risk değerlendirmesi, planlama ve proaktif risk uygulaması uygulayan proje ekiplerinin maliyeti, risk gerçekleştiğinde sorunlara tepki veren (reaktif yaklaşım) organizasyonlardan daha az maliyetlidir.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler

 

PMBOK7’yi Beraber Okuyalım – 21 – Proje Yönetim İlkeleri – 10

9 – KARMAŞIKLIĞI YÖNETMEK

Projelerde risk yönetimi proje içi bir konu olarak düşünülürdü. Yeni standartta önce projenin belirsizliğinin daha sonra proje içi belirsizliklerin ele alınması gerektiğinin altı çiziliyor. 

Projeye yaklaşımın ve planların proje yaşam döngüsünde başarılı bir şekilde uygulanmasını sağlamak için proje ekibinin, proje karmaşıklığını sürekli olarak değerlendirmesi gerekir.

Temel Prensipler

  • Karmaşıklık, insan davranışının, sistem etkileşimlerinin, belirsizliğin ve muğlaklığın sonucudur.
  • Proje sırasında herhangi bir noktada karmaşıklık ortaya çıkabilir.
  • Değeri, kapsamı, iletişimi, paydaşları, riski ve teknolojik yeniliği etkileyen olaylar veya koşullar karmaşıklığı ortaya çıkarabilir.
  • Proje ekipleri, karmaşıklık unsurlarını belirlemek için tetikte olmalı, karmaşıklık miktarını veya etkisini azaltmak için çeşitli yöntemler kullanmalıdır.
  • Proje, birbiriyle etkileşime giren öğeler sistemidir. Karmaşıklık, insan ve sistem davranışının belirsizliğinden kaynaklanır. Etkileşimlerin doğası ve sayısı, projedeki karmaşıklık derecesini belirler.

Karmaşıklık, proje öğelerinden, aralarındaki etkileşimlerden, diğer sistemler ve proje ortamıyla olan etkileşimlerden ortaya çıkar. Karmaşıklık kontrol edilemese de proje ekipleri, karmaşıklığın sonucu olarak ortaya çıkan etkileri ele alabilirler.

Proje ekipleri, riskler, bağımlılıklar, durumlar veya ilişkiler gibi birçok etkileşimin sonucunda  ortaya çıkan karmaşıklığı öngöremeyebilirler. Birkaç neden tek bir karmaşık etki üretmek için birleşebilir, karmaşıklığın nedenini belirlemek zorlaşabilir.

Proje karmaşıklığı, proje ve proje sistemi içindeki unsurların bütünsel sonucu olarak ortaya çıkar. Örneğin, proje içindeki karmaşıklık, düzenleyici kurumlar, finans kurumları, tedarikçiler, vb. daha fazla sayıda veya çeşitlilikte paydaşla artabilir. Paydaşlar, projenin karmaşıklığı üzerinde önemli bir etkiye sahip olabilirler.

Yaygın karmaşıklık kaynaklarından bazıları şunlardır:

  • İnsan davranışı – İnsan davranışı, tavır, tutum ve deneyimlerinin etkileşimidir. Projenin amaç ve hedefleriyle çelişen kişisel gündemler, çıkarlar vb. karmaşıklığa katkıda bulunabilirler. Farklı lokasyonlardaki paydaşlar, farklı zaman dilimlerine sahip olabilir, farklı diller konuşabilir ve farklı kültürel normlara sahip olabilirler.
  • Sistem davranışı – Proje unsurları arasındaki karşılıklı bağımlılıkların sonucudur. Örneğin, farklı teknoloji sistemlerinin entegrasyonu, proje sonuçlarını ve başarısını etkileyebilecek sıkıntılara neden olabilir. Proje bileşenleri arasındaki etkileşimler, risklere yol açabilir, sorunlar yaratabilir, belirsiz ve orantısız neden-sonuç ilişkileri üretebilirler.
  • Belirsizlik ve muğlaklık. Muğlaklık, belirsiz olma, ne bekleyeceğini veya bir durumu nasıl kavrayacağını bilememe durumudur. Muğlaklık, birçok seçeneğe sahip olmaktan veya optimal seçimde netlik eksikliğinden kaynaklanabilir.  Ortaya çıkan sorunlar veya durumlar da muğlaklığa yol açabilir. 
Belirsizlik sorunlar, olaylar, izlenecek yollar veya çözümler konusunda anlayış ve farkındalık eksikliğidir. Alternatif eylemlerin, tepkilerin ve sonuçların olasılıklarıyla ilgilenir. Belirsizlik, bilinmeyen bilinmeyenleri ve siyah kuğuları içerir.
 Karmaşık bir çevrede, belirsizlik ve muğlaklık birleşerek nedensel ilişkilerin (olasılıkların ve etkilerin) tam olarak tanımlanamamasına yol açabilir. Bu tip durumlarda belirsizliği ve muğlaklığı, etkileşimlerin iyi tanımlanabileceği ve dolayısıyla etkin bir şekilde ele alınabileceği noktaya kadar azaltmak zorlaşabilir.
  • Teknolojik yenilik – Ürünlerde, hizmetlerde, çalışma şeklinde, süreçlerde, araçlarda, tekniklerde, prosedürlerde ve daha fazlasında aksamalara neden olabilir. Yeni teknoloji, bu teknolojinin nasıl kullanılacağının belirsizliği ile birlikte karmaşıklığa katkıda bulunur. İnovasyon, karmaşıklığın artmasına neden olma potansiyeline sahiptir.

Karmaşıklık sonradan ortaya çıkabilir ve projeyi herhangi bir alanda ve proje yaşam döngüsünün herhangi bir noktasında etkileyebilir. Proje ekipleri, karmaşıklık belirtilerini fark edebilmek için proje bileşenlerine ve projeye bir bütün olarak sürekli bakmalıdırlar.

Sistem düşüncesi, geçmiş proje çalışmalarından elde edilen deneyimler, deneyler ve sistem etkileşimiyle ilgili sürekli öğrenme vb. yaklaşımlar karmaşıklık olan bir ortamda yürütme becerisinin artmasını sağlar. Karmaşıklık belirtilerine karşı tetikte olmak, proje ekiplerinin yaklaşımlarını ve planlarını uyarlamalarına olanak tanır.

Türkçe eğitimler

İngilizce eğitimler