Yazar arşivleri: savassakar

Gerçeği Söylemekten Korkmak

Bazen bir şeyleri söylerken isteyerek ya da istemeyerek bazı detayları ya söylemeyiz ya da başka şekilde söyleriz.

Biz, bize söylenenlerin doğruluğunu bilmek isteriz, karşımızdakilerde onlara söylenenlerin doğruluğunu bilmek isterler. Yalan söylemek bazen kolaydır ve “yalancıların hafızaları çok güçlüdür” klişesine ek olarak Mark Twain’in çok güzel bir sözü var “Gerçeği söylersen hiç bir şeyi hatırlamak zorunda kalmazsın” diye.

Şimdi ya aşağıdaki yazıyı yazıcıdan çıkarıp masanıza koyun ya da sadece şöyle bir göz atın. Gerçeği söylemekten korktuğunuzda bunları düşünün;

– Gerçeği söylemek daha az yaratıcılık gerektirir.
– Gerçeği söylemek kan basıncınızı normal bir seviyede tutarak doktor maliyetlerinizi düşürür.
– Gerçeği söylemek bu konuda gelecekte söyleyeceğiniz şeylerle tutarlı kalmanızı gerektirmez.
– Gerçeği söylerseniz muhtemelen kimse sizi suçlamayacaktır.
– Gerçeği söylerseniz geçmişte kime ne söylediğinizi hatırlamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylediğiniz için çoğu zaman kendinizi suçlu hissedebilirsiniz.
– Gerçeği söylediğinizde işe yarayıp yaramadığını kontrol etmeniz gerekmez.
– Gerçeği söylerseniz yakalandığınızda ne söyleyeceğinizi planlamanız gerekmez.
– Gerçeği söyleyecekseniz süslü ve karmaşık cümlelere, kelimelere ihtiyacınız olmaz.
– Basit gerçek diğer her şeyden kısadır.
– Gerçeği söylemenin çok zor olduğu durumlarda pratik yapın.
– Eğer siz gerçeği söylerseniz (kesin olmamakla beraber) diğerleride gerçeği söylerler.
– Gerçeği söylerseniz burnunuz uzamaz.
– Gerçeğin dedikodusunu yapmak zordur. (En iyiside budur)
– Gerçeği söylüyorsanız mimiklerinizi ayarlamanıza gerek kalmaz.
– Gerçeği söylerseniz sebeplerini açıklamak zorunda kalmazsınız.
– Gerçeği söylerseniz o konuda hala yapılabilecek bir şeyler varsa yapılır.
– Gerçeği söylerseniz daha rahat uyursunuz.
– Doğrucu olduğunuz bilinirse yalan istekleri azalır.
– Eğer genellikle gerçeği söyleyen biriyseniz insanların inandığı-güvendiği biri olabilirsiniz.

Odaklanmanın gücünü farkedin!

Sadece TEK bir şeye odaklanabilmek için yapacağınız her şey kendinize yapacağınız en önemli yatırım olacaktır.

Her ne kadar tek bir şey ile uğraşmak kolay gibi görünsede aslında oldukça zor bir iştir. Bence odaklanmayı zorlaştıran, gerçekten yapmak istediklerimizle yapmak zorunda olduğumuz şeyler arasında kalmamız.

Bu yüzden doğru şeye odaklanmamız için bize en çok severek yapacağımız ve fayda sağlayacak olan konuları belirlememiz gerekiyor. Ör., Kendi işimizi açmak, hobimizden para kazanmak, kitap yazmak vb.

Kendimize en büyük faydayı sağlayacağına inanarak yaptığımız şeylerin başkaları açısından da önemli olup olmadığına, aynı yoldan geçenlerin başarı ve başarısızlık hikayelerine bakarız. 

Başarı hikayelerinde en çok dikkatimi çeken şey, kişilerin tek bir konuya odaklanmaları ve o konuda en iyi olma gayretleri olmuştur. Kurumlarda, en iyi olma gayretlerini seçtikleri kulvarda sergilerler. (Ör., google arama motoru)

Tek bir konuya odaklanmak bizi başarıya götürecek merdiveni oluşturuyor. 

Peki nasıl?

Tek bir konu seçtiğimizi düşünelim. Bu konuda ilgili kitapları ve internet makalelerini okuruz. Gerekiyorsa denemeler yapar, pratiğimizi artırırız. Bilgi birikimimiz ve tecrübemiz artmaya başlar. İlk basamak tamam.

Her basamağa çıktığımızda bir basamaktan çok daha farklı bir manzara görürüz. Artık bazı şeyleri farklı bir bakış açısı ve yorumla değerlendirebilir hale geliriz. Şimdi daha yukarıdaki biri olarak daha önce erişemediğimiz yerlere erişebilir hale geliriz.

Her basamakta, diğer basamağa odaklanarak, tek tek yukarı çıkarız. Her defasında bir öncekinden daha hızlı basamakları çıkabildiğimizi fark ederiz. Bu, her geçen gün daha farklı fırsatları görebilmemizi sağlar. 

Tüm bunları yaparken, acele ederek ve sabırsız davranarak bir basamağı tamamlamamışken başkasına atlamaya çalışmamalıyız.

Tek bir konuya odaklandığımızda, deneyimlerimizi, tecrübelerimizi ve bilgimizi “değere” dönüştürmeye çalışmalı, bizimle aynı bilgi ve beceriye sahip olmayan insanlara destek olmalıyız.

Basit bir örnek vermek gerekirse; Kamil tenis oynamayı seviyor. Her gün antrenman yapıyor, ders alıyor, bu konuda kitaplar okuyor, profesyonelleri seyrediyor, turnuvalara katılıyor.

İyi bir seviyeye geldiğinde çocuklara ders vermeye başlıyor, bir spor dergisine tenis konusunda yazılar gönderiyor, tenis hakkında bir kitap yazıyor, eğitim videoları çekip satıyor.

İşte odaklanmanın gücü bu…

Bu kadar işle nasıl uğraşılır?

Kafanızda sürekli aynı düşüncelerin dolanıp dolaştığı, kendinizi bir fare tekerleğinde hissettiğiniz olur mu? Koşarsınız ama bir yere gidemezsiniz!

Kafanızda sürekli aynı düşünceleri geçirirseniz, bir yere varamazsınız. E-posta yaz, rapor hazırla, yeni proje için Ahmet’i ara, diğer proje için toplantı organize et, araba vergisi öde, gazetelere bak, yeni gelen elemanla tanış vb. sürekli ve bitmeyen yapılacaklar listesi sürekli kafanızda döner, bir çoğunu sürekli erteler, gerçekleştirmeyiz. Sürekli bir şeyleri unutur, tekrar hatırlarız. Yani var gücümüzle kendi tekerleğimizde koşarız.

İlk önce bunun kişisel maliyetini düşünmek gerekiyor. Sevdiğimiz insanlar ve işler için yeterince hazır olamıyor, istediklerimizi yapamıyoruz demektir. Tekerlekte koşmak bizi yapmanız gereken işlere odaklanmaktan alıkoyar.

Her zaman yanınızda bir kağıt ve kalem bulundurun. Bu tip bir durumla karşılaştığınızda hemen not alın. Neleri düşündüğünüzü ve ne zaman yapabileceğinizi yazmaya çalışın.

Bu tekerlekte daha az zaman geçirmek istiyorsanız kafanızda sürekli düşündüğünüz şeylerin üzerine gitmeniz gerekir. Peki nasıl?

Tekerlekteki basamakların kataloğunu yapın

Eğer bir tekerlekte olduğunuzu farkettiyseniz hatırladığınız her şeyi yazın. Kafanızı meşgul eden şeylerin ne olduğunu bilirseniz ancak onlarla savaşabilirsiniz.

Kaytarmanın Gizli Maliyeti

Eğer ufak tefek işleri ötelersek yarın bir gün karşımıza büyük işler olarak çıkarlar. Kaytarmak gücünüzü azaltır, görüşünüzü zayıflatır. Bir dahaki sefere bir işi ertelerken dönen tekerleği hatırlayın.

Bilinçli Tercihler Yapın

Kafanızı nelerin meşgul ettiğini bulduktan sonra bunları tek tek değerlendirin ve gerçekten gerekli olanın üzerine gidin, basamak olarak kalmasını istediklerinizi bırakın. Şu anda bir şey yapmıyorsanız bile mutlaka bir zaman belirleyin. Bir süre sonra tekerlekte tutmaktansa hemen üzerine gitmeyi seçer, olacaksınız.

Bir süre sonra artık tekerlekte geçirdiğiniz sürenin çok azaldığını göreceksiniz. İşte o zaman kendinizi kutlayabilirsiniz.

Nereden biliyorsun?

Aslını bilmediğiniz ve bilemeyeceğiniz bir şeye inanıyorsanız sonuçlarını istediğiniz gibi uydurabilirsiniz.

Halbuki işinizi doğru yapabilmek için harcanan efor olsun, kullanılan malzeme olsun, yapılan işler olsun doğru bilgilere ihtiyacınız vardır. Tahmin ya da olması gerekenler işinize yaramaz. Fakat insan kendini “akıl okumaktan” kolay kolay kurtaramaz. Benimde sık sık yaptığım bir hata şudur: Özellikle kendimi çok deneyimli yada bilgili bulduğum konularda “akıl okuyup” ve hatta bundan çoğunlukla emin olarak davranmamdır”

Mutlaka en azından bir kez “Senin ne düşündüğünü biliyorum?” demişsinizdir. Aslında bilme ihtimaliniz vardır. Normal zamanlarda kendimizin gerçekten ne düşündüğünü bilebiliyor muyuz onu düşünmek lazım.

Öte yandan “akıl okuma” konusunda kelimeleri ve dilimizi çok kurnazca kullanıyoruz. Şimdi size bir borsa haberi yazayım:

“Son gelişmeler sonucunda hisse senetleri ekonomi otoritelerinin düşüncelerinin aksine yükselirken faiz oranlarında da beklenen düzeyin altına inilmesi iyi kar oranlarının yakalanmasının yolunu açtı. “

Burada hangi ekonomi otoritelerine danışıldığı belli değil, faizlere ilişkin beklenti düzeyi çok belirsiz. Bunu yazan burada kar oranlarının yakalanmasını sadece tahmin etmesine rağmen “kesinmiş” gibi belirtiyor.

Akıl okuma cümleleri genellikle şöyle başlar:

  • Bunu yapmanın gerçek sebebi şu,
  • Böyle söylüyorsun çünkü,
  • Sen olsan şöyle derdin,
  • Ne demek istediğimi biliyorsun,
  • Şu olmasaydı sen asla böyle yapmazdın.

Önemli olan “Nerden biliyorsun?” sorusuna cevap verip, veremeyeceğinizdir. Bu yüzden eğer “akıl okumaya” dayalı bir cümle kuruyorsanız bunun sorgulanabileceğini unutmayın. Sorgulandığında yanıt veremediğinizde kötü duruma düşersiniz.

Örneğin:

  • Müşterilerimiz böyle bir özellik istemedi, biz onlar için en iyi olanı biliriz.
  • Onlar her zaman bütçeyi şişirirler, ben en iyisi %30 keseyim.
  • Onlar her zaman bütçeyi keserler, ben en iyi %30 artırayım.
  • Mühendisler bir arada çalışmayı sevmezler. Bu yüzden ya bir arada çalışın diyelim yada hemen gönderelim.

Şimdi etrafınızı daha dikkatli inceleyin. Hem sizin hem de yanınızdakilerin sürekli bir “akıl okuma” peşinde olduklarını göreceksiniz. Benim uyaracağım en önemli nokta bazı şeyleri kuruntu haline getirip sürekli kendinize tekrarlarsanız bir süre sonra gerçekmiş gibi düşünmeye başlarsınız. En yıkıcı ve zarar verende budur.

Siz nasıl bir iz bırakacaksınız?

Hepimiz zaman zaman arkamızda ne tip bir izler bıraktığımıza bakmalıyız. Bıraktığımız izler bizim nasıl hatırlanacağımızın ipucudurlar.

Sizce kısa vadeli düşünen, kolaya kaçan veya at gözlüğü ile ilerleyenler nasıl bir iz bırakırlar?

Büyük gemi, küçük tekneden daha çok iz bırakırken, aynı büyüklükte hızlı tekne yavaş olandan daha büyük iz bırakır. 

Siz ne kadar büyüksünüz? Ne kadar hızlısınız? Arkanızda bıraktığınız izin etkilerini ne kadar önemsiyorsunuz? Büyüklük ve hız derken unutulmaması gereken bir şey var: Kaş yaparken göz çıkarmamak gerekir. Büyük gemi hızla küçük teknelerin arasına dalarsa ne olacağını tahmin edebilirsiniz. Büyük iz bırakırken onların batmasına sebep olabilir. Belki açık denizde o hız yol alınmasına yol açabilir ancak özellikle boğazı geçerken bu kadar yüksek bir hız yaparsanız çevreye zarar verirsiniz yani her zaman denge ve ayar önemli.

Kişilerin gönüllü olarak bir araya geldiği ve bir amaç etrafında toplandığı organizasyonlarda (STK’lar) genellikle bırakılacak iz ve bundan kimlerin etkileneceği belli olur. Gönüllü ve hedefi belirli işlerde bırakılacak iz çoğunlukla kutsal ve değerlidir. 

Yaşlandıkça enerjimiz azalacak bundan kaçış yok. Bu daha az iz bırakabileceğimiz anlamına gelmiyor. Ne yapılabilir ya da sen ne yapıyorsun derseniz şudur: yazmaya çalışıyorum, projeler geliştiriyorum, sürekli araştırma yaptığım için bulgularımı paylaşarak yeni düşüncelerin önünü açıyorum, tekrar kitap yazmayı planlıyorum, online eğitimler hazırlıyorum, bazı kuruluşlara yardımda bulunuyorum, iyi bir eş, baba olmaya çalışıyorum vb. gibi sadece iyi izler bırakmaya çalışıyorum.

Kimse arkasında kötü iz bırakmaz istemez, neden istesin ki?

Madem herkes iyi iz bırakmak ister o zaman önemli olan bıraktığımız izlerin ve bizden/organizasyonumuzdan etkilenen kurum ve kişilerin farkında olmamız gerekiyor. Kaç kişinin hayatını etkiliyoruz? Kötü iz bıraktıklarımız varsa farkında olmamız ve nasıl düzeltebileceğimizi düşünmemiz önemli.

Nasıl hatırlanmak istiyoruz? Bu koca dünyada nasıl bir iz bırakacaksınız? Biraz hız kesip nasıl bir iz bırakacağınızı tasarlayabileceğiniz zamanınız hala var. Hadi….

Sakın bu yalanları söylemeyin!

Yöneticilik yaptığım yıllarda önüme getirilen projeleri ya da girişimcileri değerlendirmem gereken onlarca toplantıya katıldım. Girişimcilerin hazırladıkları sunumları izledim, onları dinledim.

Her ne kadar her girişimci kendine özgün söylemler getirmeye çalışsa bile maalesef hemen hemen hepsi AYNIYDI. Yeni bir proje hazırlayıp bunu satmayı/pazarlamayı düşünenler bu yazımı mutlaka okusunlar. Böyle bir süreçte tanıdığı olanlar varsa uyarsınlar.

Eğer burada bahsedeceğim yalanlar deşifre olursa en azından daha yaratıcı malzemeler toplanacaktır sanıyorum! Yani amacım yaratıcılığı tetiklemek 🙂

1- “Bizim projeksiyonlarımız çok sade, gösterişsiz.” Bir girişimcinin projeksiyonu asla sade ve gösterişsiz olamaz. Ben hiç bir yatırımcının en düşük projeksiyonunu tutturup para kazandığını görmedim. Şöyle düşünmeniz lazım “çok düşük projeksiyon hiç ilgi çekmez, çok yüksek projeksiyon hayal gördüğümü düşündürür.” Ben anlatılan her projenin söylenen bitiş süresine en az bir o kadar süre daha ekleyip maliyetini 2 katı olarak düşünürdüm.

2- “(Büyük Araştırma Firması)nın dediğine göre Pazar 2030 yılında 50 milyar dolar olacak.” Her girişimci mutlaka birkaç sayfa pazar durumunu anlatan slayt hazırlar ve bu gelecek yıllarda milyonlarca dolarlık büyümeleri gösterir. Özellikle yatırımcılar bu tip sayılara asla güvenmezler. Çünkü her gün aynı konuda farklı sayılar duyarlar. Büyük danışman firmaların pazar kestirimlerini sunuma alarak etkilemeye çalışmayın.

3- “(Büyük bir firma) ile yakın gelecekte büyük bir anlaşma imzalayacağız.” %99 böyle bir anlaşma olmayacaktır. Zaten haftalardır bekliyordur ya da o firma ile yapılan bir görüşmede pozitif bir tepki alınmıştır. Halbuki siz bu konuda ne olduğunu sorduğunuzda ya o firmanın genel müdürü ayrılmıştır ya da firma batmıştır. Eğer illaki bu kartı oynayacaksanız anlaşmayı imzalayana kadar sabredin.

4- “Kilit personel bize katılmak için yatırım yapılmasını bekliyor.” Hiç bir yatırımcı, kilit personelin kapıda beklediğine inanmayacaktır. Eğer bu kilit kişiler hazırsa toplantı sonrasında hemen görüşmek isteyen yatırımcı ile karşılaşabilirsiniz.

5- “Bizim yaptığımızı bizden başka yapan yok.” Çok aptalca bir yalan. İki olasılık var: eğer başkası yoksa pazar yok demektir ya da girişimcinin en azından Google’da arama yapsa göreceği bir rakibi mutlaka vardır. Bir pazarda tek olmak veya pazar hakkında bilgi sahibi olmamak yatırımı tehlikeye atar. Eğer çok iyi bir fikriniz varsa en az 5 firma daha yapıyordur, fikriniz mükemmel ise en az 15 firma.

6- “Bizim yaptığımızı başkası yapamaz.” Bu yukarıda bahsettiğimden daha da kötüsü “kendini beğenmişliktir.” Ortalama olarak 90 gün içerisinde bir proje kopyalanır ve yayılır. Dünya büyük ve sizin kadar akıllı bir sürü insan var. Kendini bir konuda monopol olarak gören bir girişimci ciddi bir komedyendir. Ben bir konuda biz tekiz diyen bir firmadan bir gün sonra aynı işi yapan bir başka firma ile görüşme yapmıştım.

7- “Sizin dışınızda bizimle görüşmeyi bekleyen başka yatırımcılar var.” İyi haber: Bu yatırımcı vazgeçilmez değil. Kötü haber: Siz de vazgeçilmez değilsiniz. Çok sevdiğim bir söz: Asla makineli tüfekle rus ruleti oynama. Eğer birden fazla alıcı varsa alıcılar tedirgin olurlar çünkü fiyatın yükseleceğini düşünürler. Durduk yerde kıtlık hissi yaratmayın.

8- “Rakip korkulmayacak kadar kötü.” Kendi uçağı ve yatı olan büyük girişimci ile genç ve parasız girişimci kendini kıyaslamamalıdır. Büyük firmalarla rekabet zor iştir. Bunu yatırımcılar ya annemin dediği gibi “yalancı kabadayılık” yada “cahil cesareti” olarak kabul ederler.

9- “Bizim kendini ispatlamış bir yönetim ekibimiz var.” Yatırımcı için kendini ispatlamış demek yatırımcısına milyon dolarlar kazandırmış olan demektir. Böyle diyen girişimci ya para istemeyecektir ya da bu iddiasına sahip çıkmayacaktır. En iyi strateji ya ortalama sektör tecrübesi olduğunu söylemek ya da başarmak için elinden geleni yapacağını söylemektir.

10- “Patentlerimiz bizi korur.” Sadece yaptığınız işin patentini almış olduğunuzu söylemeniz yeterlidir. Eğer çok tekrar ederseniz sizin kendiniz korumak için bir çok patent aldığınız düşünülebilir. Patent yeterince güçlü bir koruyucu değildir.

11- “Pazarın %1’ini alsak bize yeter.” Burada pazar 50 milyar dolar %1 alsak 500 milyon USD demek oluyor bu. Bir kere hiçbir yatırımcı sadece %1’i hedefleyen birine yatırım yapmaz.

Eğitim içerikleri ve detaylı bilgi;

  1. Portföy Yönetimi
  2. Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi
  3. Projelerde Temel Performans Göstergeleri – KPI
  4. Proje Yönetimi Dokümanları ve Uygulamaları
  5. Projelerde Süre Kısaltma Teknikleri

Sipariş vermek için tıklayınız.

Proje Yönetimi Dokümanları ve Uygulamaları

Ortam: Google Classroom

Anlatım: Slayt ve Ses – 56 doküman açıklaması

Şablonlar: 70+ Türkçe doküman ve 50+ İngilizce Doküman Şablonu 

İçerik

  1. Proje Dokümantasyonu Nedir?
  2. Neden Dokümantasyon?
  3. Neden Yazmıyoruz?
  4. Dokümantasyona Değer Verilmesini Sağlamak
  5. Proje Dokümantasyon Yönetimi
  6. Proje Başlatma Belgesi
  7. Varsayım Kayıtları
  8. Paydaş Kayıtları
  9. Proje Yönetimi Planı
  10. Gereksinimler Belgesi
  11. Gereksinim İzlenebilirlik Matrisi
  12. Proje Kapsam Bildirimi
  13. İş Kırılım Yapısı Sözlüğü
  14. Aktivite Listesi
  15. Kilometre Taşı Listesi
  16. Aktivite Özellikleri
  17. Proje Zaman Çizelgesi Ağ Diyagramı
  18. Süre Tahmin Belgesi
  19. Süre Tahminleri
  20. Proje Zaman Çizelgesi
  21. Proje Takvimleri
  22. Kaynak Yönetimi Planı
  23. Roller ve Sorumluluklar
  24. Proje Ekip Bilgileri
  25. Kaynak Gereksinimleri
  26. Kaynak Kırılım Yapısı
  27. Maliyet Tahminleri
  28. Maliyet Temel Çizgisi
  29. Tahminlerin Temeli
  30. Kalite Yönetimi Planı
  31. Kalite Ölçütleri
  32. Proje İletişim Yönetimi Planı
  33. Risk Yönetimi Planı
  34. Risk Kayıtları
  35. Risk Veri Sayfası
  36. Risk Raporu
  37. Risk Olasılık Etki Matrisi
  38. Tedarik Yönetimi Planı
  39. Değişiklik Yönetimi Planı
  40. Proje Ekibi Atamaları
  41. Proje Ekibi Başlatma Belgesi
  42. Fiziksel Kaynak Atamaları
  43. Kaynak Takvimleri
  44. Kalite Raporu
  45. Ekip Üyesi Performans Değerlendirme
  46. Kaynak Seçim Kriterleri
  47. Proje İletişimleri
  48. Sorun Kayıtları
  49. Değişiklik Talep Formu
  50. Değişiklik Kayıtları
  51. Alınan Dersler Kayıtları
  52. Kazanılmış Değer Durum Raporu
  53. Zaman Çizelgesi Öngörüleri
  54. Maliyet Öngörüleri
  55. Proje Ekibi Durum Raporu
  56. Proje Ekibi Performans Değerlendirme
  57. Proje Performans Raporu
  58. Tedarik Denetimi
  59. Varyans Analizi
  60. Ürün Kabul Formu
  61. Tedarikçi Performans Analizi
  62. Karar Kayıtları

Projelerde Kullanılan Diğer Dokümanlar

  1. Paydaş Katılımı Değerlendirme Matrisi.Xlsx (57.5 Kb)
  2. Yapılandırma Yönetimi Planı.Xlsx (58.3 Kb)
  3. Proje Kapanış Belgesi.Xlsx (58.6 Kb)
  4. Süreç İyileştirme Planı.Xlsx (57.8 Kb)
  5. Toplantı Notu Formu.Xlsx (58.4 Kb)
  6. Paydaş Yönetim Stratejisi.Xlsx (57.6 Kb)
  7. Proje Veri̇ Belgesi.Docx (25.5 Kb)
  8. Proje İzleme Tablosu.Xlsx (12.7 Kb)
  9. Proje Bütçesi.Xlsx (35.3 Kb)
  10. Çalışan Zaman Tablosu.Xlsx (275.3 Kb)
  11. Proje Yönetimi Gösterge Tablosu.Xlsx (25.4 Kb)
  12. Kaynak Histogramı.Xlsx (16.7 Kb)
  13. İş Kırılım Yapısı – Grafi̇k.Docx (53.2 Kb)
  14. İş Kırılım Yapısı – Li̇ste.Docx (16.3 Kb)
  15. Balık Kılçığı.Xlsx (15.9 Kb)
  16. İlişki Şeması.Pptx (53.5 Kb)
  17. İlişki Diyagramı.Pptx (50.8 Kb)
  18. Swot Analizi.Xlsx (11.3 Kb)
  19. Pert Tahmin Tablosu.Xlsx (15.4 Kb)
  20. Beyin Fırtınası Formu.Xlsx (11.2 Kb)

İngilizce Toplu doküman Seti

  1. 1-1_Project_Charter_Guide.doc
  2. 1-2_Stakeholder_Register_Guide.doc
  3. 1-3_Stakeholder_Analysis_Matrix_Guide.doc
  4. 1-4_Stakeholder_Management_Strategy_Guide.doc
  5. 2-1_Requirements_Documentation_Guide.doc
  6. 2-2_Requirements_Management_Plan_Guide.doc
  7. 2-3_Requirements_Traceability_Matrix_Guide.doc
  8. 2-4_Project_Scope_Statement_Guide.doc
  9. 2-5_Assumption_and_Constraint_Log_Guide.doc
  10. 2-6_WBS_Outline.doc
  11. 2-7_WBS_Dictionary_Guide.doc
  12. 2-8_Activity_List_Guide.doc
  13. 2-9_Activity_Attributes_Guide.doc
  14. 2-10_Milestone_List_Guide.doc
  15. 2-11_Network_Diagram.pdf
  16. 2-12_Activity_Resource_Requirements_Guide.doc
  17. 2-13_Activity_Duration_Estimates_Guide.xls
  18. 2-14_Duration_Estimating_Worksheet_Guide.xls
  19. 2-15_Project_Schedule_Sample.pdf
  20. 2-16_Activity_Cost_Estimates_Guide.xls
  21. 2-17_Cost_Estimating_Worksheet_Guide.xls
  22. 2-18_Bottom_Up_Cost_Estimating_Worksheet_Guide.xls
  23. 2-19_Cost_Performance_Baseline.pdf
  24. 2-20_Quality_Management_Plan_Guide.doc
  25. 2-21_Quality_Metrics_Guide.doc
  26. 2-22_Process_Improvement_Plan_Guide.doc
  27. 2-23_Responsibility_Assignment_Matrix.pdf
  28. 2-24_Roles_and_Responsibilities_Guide.doc
  29. 2-25_Human_Resource_Plan_Guide.doc
  30. 2-26_Communications_Management_Plan_Guide.doc
  31. 2-27_Risk_Management_Plan_Guide.doc
  32. 2-28_Risk_Register_Guide.doc
  33. 2-29_Probability_and_Impact_Assessment_Guide.doc
  34. 2-30_Risk_Data_Sheet_Guide.doc
  35. 2-31_Procurement_Management_Plan_Guide.doc
  36. 2-32_Source_Selection_Criteria_Guide.xls
  37. 2-33_Project_Management_Plan_Guide.doc
  38. 2-34_Configuration_Management_Plan_Guide.doc
  39. 2-35_Change_Management_Plan_Guide.doc
  40. 3-1_Team_Member_Status_Report_Guide.doc
  41. 3-2_Change_Request_Guide.doc
  42. 3-3_Change_Log_Guide.doc
  43. 3-4_Decision_Log_Guide.doc
  44. 3-5_Team_Directory_Guide.doc
  45. 3-6_Team_Operating_Agreement_Guide.doc
  46. 3-7_Team_Performance_Assessment_Guide.doc
  47. 3-8_Team_Member_Performance_Assessment_Guide.doc
  48. 3-9_Issue_Log_Guide.doc
  49. 4-1_Project_Performance_Report_Guide.doc
  50. 4-2_Variance_Analysis_Guide.doc
  51. 4-3_Risk_Audit_Guide.doc
  52. 4-4_Product_Acceptance_Guide.doc
  53. 5-1_Procurement_Audit_Guide.doc
  54. 5-2_Contract_Close-out_Guide.doc
  55. 5-3_Project_Close-out.doc
  56. 5-4_Lessons_Learned_Guide.doc

Sipariş vermek için tıklayınız. 50 TL

İçgüdülerinize Güvenin!

Bazen birini ilk gördüğünüzde sevmediğiniz, bazen içinizden bir sesin yapma dediği olmuyor mu? İçinizdeki sese güvenin.

Aslında yapılan araştırmalar zor kararların çoğu zaman bilinçli bir şekilde verilmediğini gösteriyor. Almak istediğimiz şey yerine daha ucuz başka bir şey ile karşılaşırız. Açızdır ama yesem mi diye düşünürüz. Et mi tavuk mu yesem diye düşünürüz. Hayat bizi sürekli bu tipte terciler yapmaya zorlar.

Şimdi adını hatırlamadığım bir kitabın kahramanı her karar vermesi gerektiğinde zar atıyordu. Çok azımız hayatın şansa dayandığına inanır, bu yüzden karmaşık kararları dikkatlice düşünerek verme gayretine gireriz.

Benim önerim özellikle basit şeylerde mutlaka içgüdülere güvenilmesi. Kendimi bildim bile herhangi bir şeyi yapmaya niyetlendiğimde içimdeki ses ya da herhangi bir şey (ayağımın takılması, kafamı çarpmam vb.) bana o işi yapmamamı söylediğinde uyuyorum ve bu sayede (belki de tamamen raslantı) 2 kere hayatım kurtuldu.

Amsterdam Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada basit kararların beynin bilinçsiz tarafı ile çözülmesinin daha iyi olacağı ispatlanmaya çalışılmış. Deneklere 4 tip araba tanıtılmış. En basit 4 özellik, en karmaşık 12 özellik anlatılmış. Deneklerin bir kısmına düşünme vakti verilmiş ve düşündükten sonra basit 4 özellikli arabayı seçmişler. Kompleks 12 özellik her bir özelliği değerlendirme çalıştıkları için karasızlıklarını büyütmüş.

İnsan beyni bilinçli ya da bilinçsiz kontrol olmak üzere iki aktiviteye ayrılıyor. Bilinçli kontrol aslında “ilgi” ile ilgili. Yani bisiklet sürmek vb. sürekli dikkat gerektiren şeylerde ilgi çok önemli. İlginiz yoksa dikkatiniz de olmuyor. Bir şeyleri anlamak ve öğrenmek gibi bilinçsiz kontrole dayalı beyin aktivitelerimiz ise hala büyük bir soru işareti.

Aslında bilinçli yaptığımızı düşündüğümüz bir çok şeyin aslında bilinçsiz bir şekilde yani içgüdüyle başladığını söyleyen bilim adamları çoğunlukta. Aslında içgüdüler bir lokomotif etkisi ile hareketi başlatıyor bilinçli olarak devamını getirmeye çalışıyoruz.

Aslında beynimiz büyük bir sabit disk gibi hafızasına tüm deneyimleri ve bilgileri yüklüyor. Ve biz bir takım davranışlarımız öncesi gidip eski kayıtlardan durumu kontrol ediyoruz. Aslında bilinç yapılacak işin ön kontrolünü sağlayan bir kontrol listesi gibi bir şey oluyor.

Bilinçli düşünme matematik vb. belirli kuralları hatırlayarak ve onlara bağlı olarak çözülebilecek şeyler için ideal fakat kompleks problemler için değil. Bilinçsiz beyin faaliyeti ki buna düşünmeden davranmak da diyebiliriz, aslında karşımızdaki kompleks duruma çok daha doğru bir çözümü getirebilmekte.

Eğer sizleri biraz olsun aydınlatabildimse bundan böyle et mi yoksa tavuk mu yiyeceğiniz konusunda bilinçli olarak geri dönüp bir karar vermeye çalışmanız gerekmediğini anlamışsınızdır. İçinizden nasıl geliyorsa öyle yapın. (Ama doktorunuzun tavsiyelerini, kanunları ve diğer insanları rahatsız etmeyecek olan şeyleri).

Eğitim içerikleri ve detaylı bilgi;

  1. Portföy Yönetimi
  2. Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi
  3. Projelerde Temel Performans Göstergeleri – KPI
  4. Proje Yönetimi Dokümanları ve Uygulamaları
  5. Projelerde Süre Kısaltma Teknikleri

Sipariş vermek için tıklayınız.

Olağanüstü Durumları Doğru Algılayabilmek

Her yiğidin bir ekmek yiyişi, her başarılı kişinin / ekibin bir çalışma şekli vardır. Ama bir şeyler kötüye gittiğinde kişinin morali, ekibin ahengi ve insanlar arası ilişkiler bozulabilir.

Yaşanan olağanüstü durumları doğru algılayabilmek ve acil durumlarla baş edebilme becerisine sahip olmak gerekir. 

Olağanüstü durumlar, sebebi her ne olursa olsun (pandemi, doğal afet, ani bir değişiklik, yeni bir şey keşfetmek, bütçenin azalması, kilit personelin işten ayrılması ya da bir tehdit oluşması vb.) acil harekete geçilmesini gerektirirler. 

Aslında hemen hemen herkes veya kurumlar normal zamanlarında, acil durumlarda ne yapacağını düşünür, tasarlar. Fakat gerçekten bir acil durum oluştuğunda stres, korku ve gerilim olaya normal ve planlandığı gibi yaklaşılmasına engel olabilir. Depresif davranışlar, fevri hareketler, kişiselleştirilmiş çatışmalar çıkabilir ve hatta insanlar birbirlerini kırabilirler. En önemlisi bu tip durumların “kalıcı” yaralar açmasıdır.

Acil durumlara karşı hazırlıksız olanlar, geçici çözümleri (borç bulmak, ertelemek, personel çıkarmak vb.) tercih ederler.

Acil durumlarda ne yapacağınıza ilişkin benim önerilerim aşağıda;

Acil durumun duyurulması – Acil durumun, yöneticiler, fikir liderleri vb. samimi bir şekilde duyurulması gerekiyor. Acil durum önlemlerinin ne olduğunun hatırlatılması, askıya alınan konuların ne olduğu, nedenleri ile açıklanmalıdır.   

Uygun karar verme süreci geliştirin – Oybirliği her ne kadar doğru bir yöntem olsa da zaman alır. Acil durumlarda hızlı karar mekanizması, normal zamanlara göre farklı olmalıdır. 

Kısa vadeli düşünün – Acil durumlarda uzun vadeli düşünmek anlamlı olmayabilir. Acil durum geçene kadar kısa vadeye odaklanın.

Eğitim ve Simulasyon – Olası acil durumlara yönelik eğitimler verilmesi, eğitimli kişilerin hzır beklemesi gerekir. Acil durum simulasyonları yapılması kişileri bu tip durumlara hazırlar. Kurum ya da ülke dışı yapılan simulasyonların izlenmesi ve dikkate alınması gerekir.

Delegasyonu indirin – Olası sürtüşmeleri azaltmak için geçici bir süre, daha alt seviyelere delegasyondan çekinmeyin. Acil durumlarda yetki eşiklerine ulaşmaya çalışmak ve onay sayısını azaltmak en iyisidir.

Mali müdahale – Eğer 100.000 TL kaybetme riskiniz varsa 2.000 TL’yi gözden çıkarabilmeniz gerekir. Acil durumlar için yedekler, rezervler tutun. 

Geç kalmamak  – Acil durum planlarınızı zamanında yapın. İş işten geçmeden gerekli önlemleri alın. 

Eğitim içerikleri ve detaylı bilgi;

  1. Portföy Yönetimi
  2. Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi
  3. Projelerde Temel Performans Göstergeleri – KPI
  4. Proje Yönetimi Dokümanları ve Uygulamaları
  5. Projelerde Süre Kısaltma Teknikleri

Sipariş vermek için tıklayınız.

Acil durum esnasında ve sonrasında size destek veren herkese unutamayacakları bir teşekkür vermeyi unutmayın. 

Tüm Olasılıklar Riskliyse Ne Yapmak Lazım?

Eğer birden fazla olasılık olmasına rağmen hepsi riskliyse ne olacak?

Kaan yeni projeye başlamaya çekiniyordu. İş veren firmanın patronundan şöyle bir mesaj gelince iyice tedirgin olmuştu: “Oya Hanım şirketimiz tarafındaki sorumlu kişidir. Fakat bu proje Oya Hanımın ilk tecrübesidir yardımcı olmanızı rica ederim.“

Kaan, Oya’nın projede sıkıntılara sebep olacağından adı gibi emindi. Ama eğer onun çalışmasına karşı çıkarsa işveren tarafından kötü not alacaktı. Eğer sessiz kalırsa o zaman proje kötü gidebilecek, kariyerini riske etmiş olacaktı.

Kaan için her iki olasılıkta riskliydi. (Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık durumu) Şimdi kendinizi Kaan’ın yerine koyun. Gideceğiniz her iki yol da güvenli değil, ne yapardınız?

Ben olsam şunlar yapardım: Birkaç alternatif olasılık daha üretmeye çalışır ve bunları fırsatmış gibi gösterip çıkış yolu bulmaya çalışırdım. Yani kendinize “Korktuğum şeyin başıma gelmemesi için neyi nasıl değiştirebilirim?” diye bir çok kez sormanız gerekiyor.

Kaan’ın opsiyonları Oya’yı kabullenip elinden geleni yapmaya çalışacak ya da işverene Oya’nın projeye katılımının projeye zarar vereceği yönündeki düşüncesini iletecekti. Ve sonuç olarak projenin her şeyden önemli olduğu düşüncesiyle işverene sıkıntılarını açıklamayı tercih etti. Ancak bunu yaparken oldukça nazik ve Oya’nın bu geri çekişten zarar görmemesi için yavaş bir geri çekme önerecekti.

İşveren, Kaan’ın önerisi üzerine Oya’yı geri çekti ama Kaan’ın taahüt ettiği sonuçlara ulaşılması kaydı ile. Ama Kaan akıllı oynamıştı: İşveren, Oya’yı değiştirmeseydi proje ile ilgili olumsuz gelişmelerin sorumluluğunu tecrübesiz birini projeye atayarak üzerine almış olacaktı.

Bu durum işveren tarafındaki diğer sıkıntıyı işaret eder: Bir şeyler kötü gittiğinde Oya’yı değiştirmemesi Kaan’a bahane olacaktı. Öte yandan Oya’yı değiştirmesine rağmen işler kötü giderse neden değiştirdiğini birileri sorabilirdi. Yine aynı ikilemi bu sefer işveren yaşamaktadır.

Bu yüzden, projenin prematüre döneminde tüm sıkıntılar ortaya koyulmalı ve gerekli değişiklikler sessizce yapılmalıdır. İlerlemiş bir projede bu tipteki durumların sonradan çıkması can sıkıcı ikilemler doğurabilir.

Öte yandan Kaan’ın riski minimize edebileceği yolar açılmalı ona projeyi yönetmesinde yardımcı olunmalıdır.

Eğitim içerikleri ve detaylı bilgi;

  1. Portföy Yönetimi
  2. Proje Ölçütleri ve Ölçüt Yönetimi
  3. Projelerde Temel Performans Göstergeleri – KPI
  4. Proje Yönetimi Dokümanları ve Uygulamaları
  5. Projelerde Süre Kısaltma Teknikleri

Sipariş vermek için tıklayınız.